YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3710
KARAR NO : 2014/17878
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 9.495 TL maddi ve 9.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 26.11.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına hükmedildiğini ancak erken tahliye edilmemesi nedeniyle fazladan cezaevinde kaldığını belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2006/195 Esas – 2009/56 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) Suç örgütü üyesi olmak suçundan 06.12.2005 tarihinde tutuklandığı 22.10.2008 tarihine kadar 2 yıl 10 ay 16 gün süre ile tutuklu kaldığı, yargılama sonucunda 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, davacının yargılaması kısa sürede sonuçlanmış olsaydı veya daha az tutuklu kalmış olsaydı 5275 sayılı Kanunun 107/5. maddesine göre hükümlü sayılması nedeniyle ve iyi halli olmak koşuluyla cezaevinde kalması gereken toplam sürenin 8 ay 10 gün olması gerektiği, böylece davacının 2 yıl 2 ay 6 gün haksız yere tutuklu kaldığı, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 02.07.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 26.11.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması, tazminat davasına dayanak olan ceza dosyasında davacının 798 gün süreyle haksız yere tutuklu kaldığı, mahkemece tutukluluk süresinin 665 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, faiz talep edilmemesi ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 798 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına neden olduğuna ilişkin temyiz itirazının reddine, ancak;
Davacı tarafından yasal faiz talep edilmemesine rağmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları için tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin miktara ilişkin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün faize ilişkin 3. fıkrasının hükümden bütünüyle çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.