YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4562
KARAR NO : 2014/20330
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm : TCK’nın 123/1, 62, 50, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; daha önce katılan …’nin nişanlısı ile arkadaşlık ilişkisi olan sanık …’ın, uydu üzerinden yayın yapan bir televizyon kanalına gönderdiği, “Ben çok ateşli bir bayanım, ateşimi söndürecek tüm …’nin aramasını bekliyorum.” şeklindeki uygunsuz ibareler içeren mesaj içeriğinde, katılanın kullanımındaki cep telefonunun numarasına yer vererek, katılanın, arkadaşlık isteğinde bulunan tanımadığı kişiler tarafından ısrarla aranarak rahatsız edilmesine neden olduğu iddia ve kabulüne konu olayda,
Katılanın aktif kullanımında olan, herkes tarafından bilinmeyen veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı cep telefonunun numarasını, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ibarelerle beraber hukuka aykırı olarak yayan sanığın eylemlerinin TCK’nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, aynı Kanun’un 125. maddesindeki hakaret suçlarını oluşturacağı, katılana yönelik incitici ibarelerin, katılanın kullanımındaki cep telefonu numarası ile birlikte aynı mesaj içeriğine yazılmış ve aynı anda yayımlanmış olması karşısında, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılması, hakaret suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; ayrıca, katılanın başkaları tarafından ısrarla aranarak rahatsız edilmesine neden olan sanığın, TCK’nın 123/1. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Sanığa hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, taksit aralıklarının gösterilmemesi ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamınını tahsil edileceği hususu ile ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarata hükümde yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 3. bendindeki, “2.500 TL” ibaresinden önce gelmek üzere, hüküm fıkrasına, “125 gün karşılığı” ibaresinin ilave edilmesi, hüküm fıkrasının 4. bendinin, “Sanık hakkında verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek birer aylık ara ile 10 eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunda sanığa ihtaratta bulunulmasına ” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.