YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4613
KARAR NO : 2014/20269
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davaların reddi
Davacılar vekilinin 26.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri davacıların bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldıklarını, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatilerine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin açılan davaların reddine dair hükümler, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davalar, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemlerine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas ve 2010/57 sayılı kararında, 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı, ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği ve dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarih, 2014/141 esas, 2014/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği ve dava süresi açısından en lehe kabul ile Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulünün gerektiği ve her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında beraat hükmünün verilmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği; bu kapsamda, incelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden Diyarbakır 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1995/207 Esas – 1995/262 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, 31.05.1995 tarihli beraat hükmünün davacıların (sanıkların) ve müdafiilerinin yüzünde verildiği, her ne kadar mevcut bir kesinleşme şerhi yok ise de; davacıların (sanıkların) müdafilerinin yüzünde 31.05.1995 tarihinde verilen beraat hükmünün 08.06.1995 tarihinde kesinleştiğinin kabulünün gerekeceği, davanın ise 26.09.2012 tarihinde, hükmün kesinleştiği tarihten 10 yıl dolduktan sonra açıldığının anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.