YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4825
KARAR NO : 2014/19028
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacı … için; 3.998,74 TL maddi, 9.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacı … için; 2.200 TL maddi, 200 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacılar vekilinin 17.09.2012 tarihli dilekçesi ile bir suç soruşturması nedeniyle müvekkili davacılardan …’in tutuklu kaldığını, …’in ise gözaltına alındığını yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin açılan davaların mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekilinin yüzüne karşı 28.05.2013 tarihinde tefhim edilen hükmü, davacılar vekilinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesindeki bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra 01.08.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tazminat davasının dayanağı olan Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/342 Esas – 2011/79 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanıklardan (davacılardan) …’in kasten öldürme suçundan, 06.07.2010 – 05.10.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, …’in ise 06.07.2010 – 07.07.2010 tarihleri arasında gözaltına alındığı, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 25.06.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davalarının 17.09.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin, faize ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumları, üzerlerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre, gözaltına alınma tarihi olan 06.07.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacıların elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 1 gün süreyle gözaltında kalan davacı … için ve 91 gün süreyle tutuklanan davacı … için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bu ölçütlere uymaksızın fazla tayin edlimesi,
2- 29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmeden, davacılar lehine beraat hükmünün verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi suretiyle fazla tayini,
3- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.