YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4833
KARAR NO : 2014/19015
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 9.399,05 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacı vekilinin 11.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını aynı zamanda aracına da el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/89 Esas – 2012/171 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 30.11.2004 – 03.11.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, tazminat davasının 11.09.2012 tarihinde işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı …’nın haksız olarak tutuklanmasının yanı sıra, sahibi olduğu aracına 30.11.2004 – 10.11.2006 tarihleri arasında haksız el konulmasından dolayı da 5271 sayılı CMK’nun 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açtığı anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinin 01.06.2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce yapılan işlemlere ilişkin tazminat davalarının 466 sayılı Kanun hükümleri uyarınca görülmesi ve anılan kanunda bu durumun tazminat nedeni olarak belirtilmediği gözetilmeden, maddi tazminatın 9.399,05 TL olarak fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. fıkrasının hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine 1. bent olarak “Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, kazanç kaybı karşılığı 8.373,25 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminatın haksız gözaltına alınma tarihi olan 30/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Hazinesinden alınarak davacı …’ya verilmesine,” ibareleri eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Maddi tazminatla ilgili çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte, manevi tazminatla ilgili olarak nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekirken onanmasına daire çoğunluk görüşüne muhalifim.