Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/4913 E. 2014/22272 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4913
KARAR NO : 2014/22272
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret
Hüküm : Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; TCK’nın 134/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hakaret suçundan; TCK’nın 125/1-2, 62/1, CMK’nın 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ve hakaret suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, itiraz mercii olan Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2013 tarih, 2013/685 değişik iş sayılı kararıyla sanık müdafiinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmakla; dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mağdur …’ın adı ve soyadını taşıyan, profil resmi olarak mağdurun poz vermiş şekilde çektirdiği resminin kullanıldığı sahte facebook hesabı ile ilgili olarak CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla, dava konusu yapılmayan bu eylemle ilgili zamanaşımı süresi içinde dava açılıp hüküm kurulabileceği belirlenerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 6/1-g maddesinde, ceza kanunlarının uygulanmasında, basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların anlaşılacağının belirtilmesi karşısında, mağdurun özel fotoğraflarını facebook adlı internet sitesinde yayımladığı kabul edilen sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir
suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Dosya kapsamına göre, sanığın, mağdura ait çıplak fotoğrafları, mağdurun ablasının adı ve soyadını kullanarak oluşturduğu elektronik posta adresinden, mağdura ait elektronik posta adreslerine gönderdiği anlaşılmakla, TCK’nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın, mağdurun özel fotoğraflarını, mağdurun ablası adına açılan facebook hesabından yayımladığı şeklindeki hatalı kabule dayalı olarak, sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- TCK’nın 134/2. maddesinin 1. cümlesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşası halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş, aynı maddenin 2. cümlesinde, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiş iken, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 81. maddesi ile TCK’nın 134/2. maddesinde yapılan değişiklikle, temel ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş ve ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı cezaya hükmolunacağının belirtilmiş olması karşısında, TCK’nın 7/2. maddesi gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 134/2. maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası tayin edildiği belirtilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığa hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezasının, TCK’nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sonucu, sanık hakkında, 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası tayin edilmesi gerekirken, 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilerek, sanık hakkında eksik ceza tayini,
4- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.