Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/4915 E. 2014/19040 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4915
KARAR NO : 2014/19040
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 1.799,75 TL maddi ve 7.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacı vekilinin 28.05.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/281 Esas – 2012/76 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) Rüşvet almak ve vermek suçundan, 13.03.2009 – 27.07.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 07.03.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 28.05.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat için hesap edilen miktarın davacının zararını gerçeğe yakın miktarda belirlediğinin anlaşılması karşısında tebliğnamenin 1. bendinde yer alan bozma düşüncesine, manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, faiz talep edilmemesi ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamenin 2. bendinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin tazminat davasının reddi gerektiğine , davacı vekilinin eksik incelemeye ve tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı tarafından yasal faiz talep edilmemesine rağmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları için tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün maddi ve manevi tazminata ilişkin 1. ve 2. bentlerinde yer alan faize ilişkin kısımlardaki “13/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” ibarelerinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.