Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/4943 E. 2014/19497 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4943
KARAR NO : 2014/19497
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 134/1-2, 58, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış, takdiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmıştır. Ancak bu hallerin sınırlı olmadığı, tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak, benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus, “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, takdiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili takdirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili takdirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu ya da dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. İncelenen dosyada; kasten yaralama suçundan sabıkalı, evli ve iki çocuk sahibi olan sanığın, sübutu kabul edilen suçu ve suçu işleyiş biçimi ile kişilik özelliklerine göre, gerek işlediği fiilden sonra, gerek yargılama sürecinde pişmanlık göstermeyen sanık hakkında, fiili takdirin TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması yönünde kabul edilmesi, açıkça kanuna aykırılık teşkil etmediğinden, sanığın, İstanbul 34. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarihli duruşmasında, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, lehe olan kanun maddelerinin uygulanmasını talep etmesine rağmen TCK’nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükmünün uygulanması talebini de içeren bu istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi; bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre; sanığın, … Metrobüs Durağında kendisine uygun ulaşım aracını bekleyen mağdureye yaklaşıp, katlanan gazete kağıdına gizlediği kamera sistemi çalışır vaziyetteki cep telefonunun yönünü mağdurenin etek altına odaklayarak, onun bilgisi ve rızası dışında, fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini kaydettiği anlaşılmakla, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin ve mahalli Cumhuriyet savcısının diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydındaki Kartal 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.01.2010 tarih, 2009/242 esas, 2010/66 karar sayılı, kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2. maddesi gereğince mahkumiyetini içerir ilamla hükmedilen 2000 TL’den ibaret adli para cezasının 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 305/2-1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun’un 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- TCK’nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkrasının ve tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi suretiyl CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Adli emanetin 2011/27357 sırasında kayıtlı sanığa ait cep telefonunun suçun işlenmesinde kullanılması nedeniyle TCK’nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesi yerine sanığa iadesine karar verilmesi,
4- Yargılama giderlerinin miktarının gösterilmemesi ve dökümünün yapılmaması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 53. maddenin uygulanmasına ilişkin 2. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasıyla, yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ilişkin bendin eklenmesi ve 58. maddenin uygulanmasına ilişkin 3. bendin hüküm fıkrasından çıkartılması, hüküm fıkrasının 5. bendindeki, “cep telefonunun sanığa iadesine,” ibaresinin, “adli emanetin 2011/27357 sırasında kayıtlı sanığa ait 1 adet LG marka cep telefonunun suçun işlenmesinde kullanılması nedeniyle TCK’nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine,” şeklinde değiştirilmesi, hükmün yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin 6. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, “CMK’nın 325/1. maddesi gereğince, yargılama gideri olarak hesap edilen 5 adet tebligat gideri 38,00 TL, 2 adet bilirkişi ücreti 280,00 TL olmak üzere toplam 318,00 TL’nin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,” bendinin ilave edilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.