Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/5253 E. 2014/20505 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5253
KARAR NO : 2014/20505
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 1.800 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi

Davacı vekilinin 12.07.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına hükmedildiğini ancak erken tahliye edilmemesi nedeniyle fazladan cezaevinde kaldığını belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2003/365 Esas – 2004/221 Karar ve sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) sahtecilik suçundan 16.12.2003 tarihinde gözaltına alındığı, 17.12.2003 tarihinde tutuklandığı, tahliye edildiği 27.06.2006 tarihine kadar 2 yıl 6 ay 10 gün süre ile tutuklu kaldığı, tüm yargılamalar sonucunda toplam 5 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedildiği, davacının yargılaması kısa sürede sonuçlanmış olsaydı veya daha az tutuklu kalmış olsaydı ,hükümlü sayılması nedeniyle ve iyi halli olmak koşuluyla cezaevinde kalması gereken toplam sürenin 2 yıl 1 ay 18 gün olması gerektiği, böylece davacının 4 ay 22 gün haksız yere tutuklu kaldığı, tazminat davasının 12.07.2010 tarihinde, işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış; manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden, tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün kısmen isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.