Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/5264 E. 2014/21256 K. 28.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5264
KARAR NO : 2014/21256
KARAR TARİHİ : 28.10.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi

Davacı vekilinin 21.02.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi bulunduğu araca el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda aracın iadesine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacının sahibi olduğunu iddia ettiği araca haksız yere el konulmasından dolayı 5271 sayılı CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açtığı, davaya dayanak teşkil eden Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/83 Esas – 2008/30 Karar sayılı dosyasında, davacı …’ın soruşturma aşamasındaki savunmasında, aracını sanık …’a haricen sattığını, sanık …’ın ise aşamalardaki savunmalarında aracı …’dan satın aldıklarını, ruhsat sahibinin … olarak gözüktüğünü ancak aracın devrini resmi şekilde almadıklarını beyan ettikleri, davacının ruhsat sahibi olsa bile aktif dava husumetinin bulunmadığı belirlenmişse de, aynı dosya kapsamında hakkında beraatine hükmedilen sanık…’ın haksız tutuklamaya dayalı olarak tazminat davası açtığı ve Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/103 Esas – 2012/224 Karar sayılı dosyasında lehine tazminata hükmedildiği, ancak aracın fiili sahibi olduğu anlaşılan … tarafından el koyma nedeniyle tazminat davası açılmadığı anlaşılmakla;
Davacının aracını davacıdan habersiz şekilde suçta kullanan sanık…’ın Hırsızlık ve Kamu malına zarar verme suçları nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonunda beraatine hükmedildiği, el koymaya konu olan aracın da iadesine karar verildiği, bu nedenle davacının el koyma işlemi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi kaybını davalıdan talep edemeyeceği, bunun yerine davacının aracını kendisinden habersiz şekilde suçta kullanan kişiden Borçlar Kanunundaki sorumluluk kuralları çerçevesinde talep edebileceği gözetilerek davanın 5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi gereğince reddi yerine soruşturma aşamasında el koyma şartlarının oluşması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekçesi itibariyle hatalı sonucu itibariyle doğru kabul edilmiş; davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA 28.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.