YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6465
KARAR NO : 2014/25615
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 144/1-c maddesi gereğince, davacının tazminat talep etme hakkı bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı yağma suçundan 30.11.2012 tarihinde tutuklanıp, 28.01.2013 tarihinde tahliye olmuş, üzerine atılı suçun basit tıbbi müdahalelik yaralamaya dönüştüğü ve müşteki de şikâyetinden vazgeçtiği gerekçesiyle hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Davacının haksız olarak tutuklu kaldığı 59 gün için uğradığı maddi ve manevi zararlarının devlet tarafından giderilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
İlk bakışta davacı hakkındaki ceza davasının düşmesine karar verildiğinden CMK’nın 144/1-c maddesi gereğince davacıya tazminat verilemeyeceği düşünülse bile gerçekte tazminat ödemesinin yapılması gerekir.
Çünkü
1-Sanık hakkında kamu davası, yağma suçundan açılmıştır. Yağma suçunun içinde cebir de vardır. Dolayısıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın dışındaki kalan yaralamalardan ayrıca hüküm kurulmaz. Burada mahkemenin yağma suçundan beraat ve basit tıbbi müdahalelik yaralamadan ise düşme kararı vermesi gerekirdi. Mahalli mahkemenin yanlış uygulamasının davacı (sanık) aleyhine yorumlanmaması gerekir.
2-Sanığın üzerine atılı suç basit tıbbi müdahalelik yaralamadır. Bu suçun TCK’nun 86/2.maddesi gereğince cezası dört aydan bir yıla kadar hapistir. Bu suç için CMK’nın 100/4.maddesinde tutuklama yasağı vardır. Dolayısıyla tutuklama yasağı olan bir suçtan tutuklama kararı verilmesi açıkça kanuna aykırıdır. Bu nedenle bu durum CMK’ın 141/1-a maddesindeki “kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklanan” kişi olduğundan bu durumda olan herkesin soruşturma veya kovuşturma sonucu ister mahkûmiyet, ister beraat, ister düşme veya isterse ceza verilmesine yer olmadığına karar verilsin uğranılan zararların giderilmesi gerekir. Her ne kadar 141.madde beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde tazminat verileceğini öngörse bile, Kanuna aykırılığın başka surette giderilmesi mümkün değildir.
3-28 06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla CMK’nın 141.maddesine eklenen üçüncü fıkra ile “Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.” hükmü getirilmiştir. Bu hüküm koruma tedbirleri dışında yapılan işlemlerden zarar görenlerin zararlarının giderilmesi için getirilmiştir. Dava konusu olayda ceza hâkiminin yanlış bir tutuklaması ve yargılama sonunda yanlış bir kararı vardır. Bu gibi hukuka aykırılıkların giderilmesi için bu hüküm getirilmiştir.
Kısaca davacının 6216 sayılı Kanunun 45-50.maddeleri gereğince hak arama yolu açık olmakla birlikte, hâkimin tutuklama yasağı olan bir konuda vermiş olduğu tedbir kararı ile davacı haksız yere tutuklu kalmış, yargılama sonunda beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verilerek davacı aleyhine sonuç oluşturulmuştur. Tüm açıkladığımız bu nedenlerden dolayı davacının uğradığı haksızlık nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun tazminat ödemesini kabul etmeyen mahalli mahkeme kararını onaması yönündeki görüşüne katılmıyoruz.