YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6574
KARAR NO : 2014/23679
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davaların reddi
Davacıların tazminat taleplerinin reddine ilişkin hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davalar 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemlerine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas ve 2010/57 sayılı kararında, 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı, ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte, hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği ve Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarih, 2014/141 esas, 2014/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği ve dava süresi açısından en lehe kabul ile Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulü ile her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle, kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında beraat hükmünün verilmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği; bu kapsamda, incelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden Konya Devlet Güvenlik Mahkemesinin, 28.12.1995 tarih, 1994/124 Esas – 1995/294 Karar sayılı dosyasındaki kesinleşme şerhine göre; davacılar (sanıklar) hakkındaki beraat hükümlerinin 28.01.1997 tarihinde kesinleştiği, davaların 28.04.2011 tarihinde, 10 yıl dolduktan sonra açıldığının görülmesi karşısında, süresinde açılmayan davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; davaların tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.640 TL maktu vekalet ücretine davacı sayısınca iki kez hükmedilmesi; gerekirken, bir kez hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.