YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7094
KARAR NO : 2015/12471
KARAR TARİHİ : 03.07.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Taksirle öldürme suçundan sanık…’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili ile sanık… tarafından; sanıklar… ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar ise katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Katılanlar vekilinin, sanıklar… ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar hakkındaki kararlara yönelik temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Katılanlar vekili ile sanığın, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
27/09/2010 günü saat 21:00 sularında ….Gemlik Liman ve Depolama İşletmeleri A.Ş. sorumluluğunda bulunan liman sahası içerisinde Aalsmeergracht adlı yük gemisinden limana kağıt rulo tabir edilen malzemelerin boşaltılması sırasında, taşeron …. Tahmil Tahliye Nakliyat Gümrükleme San. ve Tic. Ltd. Şti. işçisi …’nın gemi ambarında bulunan rulo kağıtlarını vince bağladığı, aynı şirket işçisi sanık…’ın da vinç ile kaldırılıp iskeleye bırakılan rulo kağıtların vinçle bağını çözerek boşaltılması işinde çalıştıkları, gemi ambarında her biri ikişer metreden toplam üç sıra ve altı metre yüksekliğinde rulo kağıtların üzerinde çalışan …’nın dengesini kaybederek geminin demir zeminine düştüğü, bunun üzerine sanığın vinçten yararlanarak …’nın düştüğü yere indiği, yerde hareketsiz vaziyette bulunan …’yı, yük boşaltmakta kulanılan vincin ucuna taktığı bez sapan üzerine oturttuğu akabinde kendisi de aynı aparata oturduğu, vinç operatörünün … ile birlikte sanığı yukarı çekmeye başladığında, vincin hareketleri nedeniyle sarsılan hareketsiz vaziyetteki … aniden sanığın üzerine düşmesi sonucu, her ikisinin birlikte gemi ambarında bulunan malların üzerine yedi metre yükseklikten düştükleri, dosyada bulunan doktor raporuna göre, …’in tedavi amacıyla götürüldüğü hastaneye ölü olarak giriş yaptığı, sanık…’ın ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, açıklanan şekilde meydana gelen olayda sanığın …bulunduğu yerden belirtilen şekilde çıkarmaya çalışması ve ikinci kez düşmesine ve bunun sonucu olarak ölmesine neden olması sebebiyle asli kusurlu olduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Sanığın savunmasında, öleni düştüğü yerden çıkarmak için aşağı indiğinde, ölenin yüzü koyun yattığını, kendisine seslenince tepki vermediğini, öleni ensesinden tutarak kaldırdığını, ölenin boynunu tutamadığını, boynunun kırılmış olduğunu, gözlerinin akının göründüğünü, ölmüş olduğunu düşündüğünü ancak yaşıyor olma ihtimaline binaen öleni bulunduğu yerden çıkarmaya çalıştığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık …’un, olay yerine gittiğinde rulolar arasından boşluğa bir kişinin düşmüş ve bulunduğu yerde hakaretsiz yatmış olduğunu gördüğü şeklinde beyanda bulunduğu, dosya kapsamındaki doktor raporuna göre, ölenin olay sonrası hastaneye ölü olarak girişinin yapıldığının anlaşıldığı, bu açıklamalar ışığında, …’nın ilk kez düştüğünde mi yoksa ikinci kez düştüğünde mi ölüdüğü konusunda kesin bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık savunması ve bu doğrultudaki tanık beyanı ile dosya kapsamındaki tüm deliler bir arada değerlendirildiğinde, sanığın taksirle ölüme neden olma eyleminin sabit olmadığı mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi anlatılan şekilde gelişen olayda da kusurlu kabul edilemeyeceği , bu itibarla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.