YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7156
KARAR NO : 2014/22916
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, cinsel taciz, tehdit
Hükümler : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan: TCK’nın 136/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Cinsel taciz suçundan: TCK’nın 105/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Tehdit suçlarından: TCK’nın 106/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, cinsel taciz ve tehdit suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Cinsel taciz ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun’un 3/1. maddesi gereğince işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi; ayrıca, adli sicil kaydında gösterilen ve temin edilen ilam içeriğine göre, sanığın, Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 tarihinde kesinleşen, 03.03.2011 tarih, 2010/368 esas, 2011/62 sayılı kararıyla, 10.07.2010 tarihinde işlediği sabit görülen mala zarar verme suçundan dolayı TCK’nın 151/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmakla, TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Oluşa ve kabule göre, sanık …’ın, komşuları olan katılan mağdur …’yu minibüste gördüğünde, ona, “Çok güzelleşmişsin.” demek, katılan mağdur … adına oluşturduğu sahte facebook hesabından, katılan mağdur …’nun hesabına, “Hmmmmmmmmmmm cansu dün arabadadın ne kadar güzelleşmişsin sen öyle yhaa”, “Bana bakın bir daha kapıma gelirseniz yemin ediyorum dünkü olayı hatırlıyorsunuz değilmi anneni nasıl cücük gibin boğazından tuttuğumu bu sefer ondan daha beterini yapayım vahit kimki vahiti arıyorsunuz siz ondan korkacağımımı sanıyorsunuz siz beni nee sandınız eski erhan yok artık korkup kacan erhan yok bu son olsun bidaha kapıma gelirseniz bogaz sıkmadan daha beterini yapayım…”, “Haa jandarmayada haber verin hic kimseden korkum yok buda aklınızda bulunsun.” biçiminde mesajlar göndermek, konuyu öğrenen katılan
mağdur …’nun annesi olan katılan mağdur …’nın yüzüne karşı “Sen kimsin, kim oluyorsun, seni gebertirim, öldürürüm.” şeklinde sözler söylemek suretiyle üzerine atılı cinsel taciz ve tehdit suçlarını işlediğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın özürlü olmasından dolayı bilinçsizce hareket ettiğine, kendisini yeterince savunamadığına ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; B ve C harfleriyle belirtilen hükümlerin 3 numaralı paragraflarının hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerlerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın, komşuları olan katılan mağdur …’nun facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yer alan resmini, onun sayfasından temin edip, aynı sitede, katılanın adı ve soyadını taşıyan sahte hesap açarak, bu hesap üzerinden, ele geçirdiği katılana ait resmi, onun rızası dışında yayımladığı olayda;
Katılan mağdur …’nun resmini, onun isim ve soy ismiyle birlikte, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, hukuka aykırı olarak yayan sanığın eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın özürlü olmasından dolayı bilinçsizce hareket ettiğine, kendisini yeterince savunamadığına ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 6/1-g maddesinde, ceza kanunlarının uygulanmasında, basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların anlaşılacağının belirtilmesi karşısında, katılanın kişisel verilerini belirsiz sayıda kişinin bilgi ve görgüsüne sunan sanık hakkında, hükümden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle
işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun’un 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi,
2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.