YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7378
KARAR NO : 2014/25583
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Sanık … hakkında; TCK’nın 179/2, 62, CMK’nın 231 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
Sanık … hakkında; TCK’nın 89/1, 2-b, 62, 52/2-4, 51/1-3. maddeleri gereğince
Taksirle yaralama suçundan sanık …’nün mahkumiyetine ilişkin hüküm ile sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, sanık …, sanık … müdafii ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı aynı Kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyizi mümkün olmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereği merciince yerine getirilmek üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında mahkemece 13/09/2013 tarihinde TCK’nın 89/1, 2-b, 62, 52/2-4, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı mahalli Cumhuriyet savcısınca “adli para cezalarının ertelenemeyeceği” gerekçesi ile, katılan sanık … müdafii tarafından ise “katılan” sıfatı ile müddeti muhafaza dilekçesi verilerek
temyiz edildiği, mahkemece bu karardan sonra talep olmaksızın 24/09/2013 günü dosya ele alınarak katılan sanık … lehine, sanık … aleyhine olmak üzere vekalet ücretine hükmedildiği, bu ek kararın sanık …’ye tebliği üzerine sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Üst C. savcıları ile O yer C. savcılarının sulh ceza mahkemesi kararlarını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz etmeleri mümkün olup, 13.09.2013 tarihinde tefhim edilen hükme karşı 13.10.2013 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulması gerekirken, sürenin görüldü ile başlatılarak, 21.10.2013 tarihinde yapılan temyiz istemi süresinde bulunmadığından mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2.000 TL’ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 13/09/2013 tarihinden verilen 2240 TL.’den ibaret mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE;
Sanığın ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Mahkemece dosyanın esası hakkında bir karar verdikten sonra, resen tekrar dosyayı ele alıp karar verilemeyeceği ve ilk karardan sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olması nedeniyle temyiz incelemesine konu hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, kararın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 15/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.