YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7972
KARAR NO : 2014/25461
KARAR TARİHİ : 12.12.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal, Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK’nın 132/1-1. cümlesinde; anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD’ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin TCK’nın 132/1-2. cümlesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal başlığı altında suç olarak tanımlandığı, bu madde kapsamında yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, aynı Kanunun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği; haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan diğer kişi tarafından, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin TCK’nın 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği,
Sanık ile katılanın evli olup, aralarında şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası bulunduğu, sanık ile eşi arasında geçen olaylar nedeniyle, sanığın, katılanla gerek telefonda yaptığı görüşmeleri, gerek yüz yüze gerçekleşen konuşmaları ve katılanın evden ayrılırken çekilen fotoğrafları katılanın rızası dışında kayda aldığı, bilahare, kayıtları cd ye aktararak, taraflar arasında görülmekte olan boşanma davasına, delil olarak sunduğu, ayrıca bu kayıtlar içerisinde, katılanın kardeşi Kaan’a verildiği iddia edilen borç paraya ilişkin konuşmaların da geçtiği kaydın, katılanın taraf olmadığı, Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/994 esas sayılı dosyasına delil olarak sunması sonrasında, haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, gerek telefonla yapılan görüşmenin, gerek yüz yüze gerçekleşen konuşmaların tarafı olması nedeniyle TCK’nın 133/1-3. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği,
Sanığın tarafı olduğu telefon görüşmesini, katılana ait fotoğrafları ve konuşmaları kaydedip, bu kaydı içeren CD’yi, görülmekte olan dava dosyalarına delil olarak vermesi biçimindeki eylemleri, TCK’nın 134/1-2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanunun 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları kapsamında değerlendirilebileceği, ancak;
CD’nin çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna ve tarafların beyanlarına göre, kayda alınan görüşme sırasında, katılanın özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus konuşulmadığı, katılana ait çekilen fotoğrafların özel hayata ait fotoğraflar olmadığı gibi, kayda alınan görüşmelerin, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı veya kaydı içeren CD’yi çoğaltarak başkalarına dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, boşanma davasındaki iddialarını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği de nazara alındığında, sanığın şikayete konu CD’nin boşanma davasına delil olarak verilmesi eylemi yönünden, anılan suçları oluşturmayacağı,
Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/994 esas sayılı dosyasında, Ulusal Yargı Ağı Sisteminden yapılan incelemede, sanığın davacı sıfatıyla, katılanın kardeşine yönelik alacak istemiyle itirazın iptali davası açtığı, bu dosyaya, katılanla sanık arasında yüz yüze gerçekleşen konuşmalara ilişkin kayıtların, delil olarak verilmesi eyleminde, eylemin yüz yüze gerçekleşmesi nedeniyle 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturmadığı, kayıt içeriğinin özel hayata ait konuşmalar bulunmadığı dikkate alındığında, TCK’nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmadığı anlaşıldığından; mahkemece sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, suçun unsurlarının oluştuğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 12.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.