YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8531
KARAR NO : 2014/20995
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 3.900,06 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacı vekilinin 05.06.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını ve yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/103 Esas – 2013/40 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda 21.02.2013 tarihinde beraatine hükmedildiği, kararın 01.03.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 05.06.2013 tarihinde,CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak 4.470 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintilerin hatalı yapılması suretiyle belirlenen 3.900,06 TL’nin hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın ve manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini; temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin, davanın reddedilmesi gerektiğine, tazminat miktarına ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.