YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9628
KARAR NO : 2014/19569
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 223/2-a. maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 14.12.1974 tarih ve 8172 sayılı kararıyla tespit ve ilan edilen, aynı Kurul’un 24.06.1983 tarih ve 15175 sayılı kararıyla sınırları belirlenen …Sit Alanı içerisinde kalan ve yine aynı Kurul’un 15.12.1979 tarih ve 7602 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu kabul edilen, … 2 pafta, 163 ada, 68 parselde yer alan ve özel mülkiyete konu binanın, 19.11.2001 tarihinde sanık …’in yetkilisi ve ortağı olduğu … Turizm İşletmeleri Ticaret Limited Şirketi’ne kiralandığı, sanık … tarafından, mimar sanık …’a iş yeri açılış işlemlerini yapma, ruhsat alma, vergi dairesinde kayıt açma gibi işlemler için 13.01.2004 tarihinde vekaletname verdiği, sanık …’ın bu vekaletname ile iş yerinin açılış işleri ile ilgilendiği ve iş yerinde yapılması istenilen tadilat işleri için gerekli projeleri hazırladığı, onaylanan projeler doğrultusunda tescilli yapıda tadilat işlerine başlandığı, 03.11.2003 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verilen bir şikayet dilekçesiyle tescilli yapıda izinsiz uygulamalara girişildiği ihbarında bulunulduğu, bu dilekçe üzerine, olay yerinde ilgili Koruma Bölge Kurulu görevlilerince denetimlerin yapıldığı ve onaylı projelere aykırı uygulamalar yapıldığının tespit edildiği, olay yerinde en son yapılan inceleme olan 23.03.2005 tarihinde yapılan denetimde, bodrum(tonozlu mahzen) katındaki kimi kolonların kesilerek kaldırıldığının tespit edildiği, tescilli yapıyı kiralayan sanık …’in yanında mimar sanık … hakkında da 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan davanın açıldığı; ancak, sanık … tarafından…Büyükşehir Belediye Başkanlığı … İmar Müdürlüğü’ne 2006 yılında yazılan ve dosyada örneği bulunan yazıda, noksanlıkları belirtilen projelerde eksikliklerin tamamlandığının ve kiracı …’e teslim edildiğinin, ayrıca kendisi ve şirketi olan … Dizayn İnşaat Mimarlık Anonim Şirketinin, davaya konu yerle bir ilgisinin kalmadığının belirtildiği, böylece sanık …’a atılı suçun tarihinin 23.03.2005 olarak kabul edilmesi gerektiği, suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı TCK’nın 104/2 maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla,
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 23.03.2005 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresi inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 14.12.1974 tarih ve 8172 sayılı kararıyla tespit ve ilan edilen, aynı Kurul’un 24.06.1983 tarih ve 15175 sayılı kararıyla sınırları belirlenen …Sit Alanı içerisinde kalan ve yine aynı Kurul’un 15.12.1979 tarih ve 7602 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu kabul edilen,… 2 pafta, 163 ada, 68 parselde yer alan ve özel mülkiyete konu binanın, 19.11.2001 tarihinde sanık …’in yetkilisi ve ortağı olduğu … Turizm İşletmeleri Ticaret Limited Şirketi’ne kiralandığı, sanık … tarafından tescilli binada tadilat işlerinin yapılmak istendiği ve hazırlanan tadilat projesinin… 3 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 12.11.2002 tarih ve 13270 sayılı kararıyla onaylandığı, tadilat işlerinin devamı sırasında 03.11.2003 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verilen bir şikayet dilekçesi üzerine, ilgili Koruma Bölge Kurulu görevlilerince yerinde denetimlerin yapıldığı ve onaylı projeye aykırı kimi uygulamaların tespit edildiği, olay yerinde yapılan 23.03.2005 tarihli incelemede ise bodrum katında bulunan kimi kolonların kesilerek iptal edilmiş olduğunun tespit edildiği, her ne kadar bu tespitlerdeki suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı TCK’nın 104/2 maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmış ise de, olay yerinde yapılan 08.02.2008 tarihli keşfe iştirak eden inşaat mühendisinden alınan 09.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda, kesilen kolonlar nedeni ile tonozlarda çatlamaların olduğu, bu çatlakların uygun olmayan malzeme ile kapatıldığı, ayrıca binanın mimarisine uygun olmayan betonarme güçlendirme çalışmasının yapıldığı, bu faaliyetlerin ise 2007 yılı içerisinde yapılmış olabileceğinin belirtildiği, çalışmaların devam etmesi nedeniyle suç tarihinin en son iddianamenin kabul tarihine kadar kabul edilebileceği, böylece sanık …’in izinsiz inşai faaliyetlerde bulunduğu ve suçunun sabit olduğu, 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu, temyize konu dosyada örneği bulunan kira kontratında dahi binanın tescilli yapı olduğunun belirtildiği ve sanık … tarafından dava konusu binanın, tescilli kültür varlığı olduğunun bilindiği, bu nedenle mahkemenin, dava konusu binanın tescil kararının sanığa tebliğ edilmediğine dair beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
./.
-3-
Kabule göre;
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan müdahalenin yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, olay yerinde sanat tarihi ve arkeolog bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif icra edilerek, izin alınmadan tescilli binanın bodrum katında yapılan izinsiz uygulamaların, tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan tadilatın ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu tadilat ve uygulamaların ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.