Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/10130 E. 2015/15884 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10130
KARAR NO : 2015/15884
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2013/90185
Mahkemesi : Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 27.11.2012
Numarası : 2011/263- 2012/431
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ölenler Güldaniye ve Ramadan’ın karı koca olup dosya kapsamına göre 25.11.2009 tarihinde dağ mantarı yedikleri, ertesi gün 26.11.2009 tarihinde ölen Güldaniye’nin baş dönmesi ve mide bulantısı şikayeti ile Çanakkale Devlet Hastanesine başvurduğu, ölen Güldaniye’nin sanık doktor Y.. P.. tarafından muayene edildiği, sanık tarafından ölene vertigo tanısı konularak bu hastalığa yönelik olarak reçete düzenlendiği, ayrıca ölenin nöroloji ve İntaniye servisine sevk edildiği, ölenin nöroloji kliğinde Uzman doktar Ü..T…tarafından muayene edilerek ölen Güldaniye’ye “diğer tanımlanmamış hastalıklar” tanısı konularak buna ilişkin reçete düzenlendiği, yine ölenin intaniye servisinde uzman doktor M..A.. tarafından muayene edilerek nöroloji polikliğinin tanısına herhangi bir ekleme yapılmadan kayıtlara kontrol olarak not düşüldüğü, bol sıvı alınması tavsiye edilerek eve gönderildiği, ölen Güldaniye’nin bulantı ve kusma şikayetlerinin devam etmesi üzerine yeniden bu sefer 27.11.2009 tarihinde Çanakkale Devlet Hastanesine başvurduğu, burada sanık doktor N.. G.. tarafından muayene edilerek ölene vertigo ön tanısı ile müdahalede bulunulduğu, ölenin tomoğrafi, biokimya ve hemogram tahlillerinin istenildiği, ayrıca hastanın noroloji ve dahiliye konsültasyonlarının istenildiği, bu konsültasyonlarda noroloji uzmanı doktor N..E..ve dahiliye uzmanı sanık doktor E.. G..’un tespitlerinin bulunduğu, sanık doktor E.. G..’un “vertigo, bulantı, üre: 90, ALT-AST yüksek 600, toksik hepatit düşünüldü. ilaçları kesildi. kontrole çağırıldı” notlarının acil servis defterine düşüldüğü, tahlillerde AKŞ 155, keratinin 6.0, üre 96, ALTÜ 937, AST 677, idrar çıkışı denildiği yeniden evine yollandığı, Bu sefer ölen Güldaniye’nin şikayetlerinin devam etmesi üzerine yeniden 28.11.2009 acil servise yendien başvurduğu, burada ölene sanık doktor Y.. P..’nın müdahale ettiği, ölenden AC grafisi, kan ve idrar tahlili, dahiliye konsültasyonu istendiği, kardiyoloji uzmanı sanık doktor S.. Ç.. tarafından Üremi + KC enzim yüksekliği tanısıyla hastaneye yatırıldığı, ölenin dahiliye servisine yatısından sonra hasta dosyasının hazırlandığı, hasta dosyasında ölenin mantar yeme öyküsünün bulunduğunun belirtildiği, yine hastalığın tanı kısmına üremi, hepatit mantar zehirlenmesi tanılarının yazıldığı, ayrıca hastaya diyaliz konsültasyonu istendiği ve ölene sanık doktor M.. K.. tarafından hemodiyaliz uygulandığı, ölen Güldaniye’nin 30.11.2009 günü dahileyi servisinden reanimasyon yoğun bakım ünitesine sevk edildiği, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı, kişinin ölümünün mantar zehirlenmesi ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, ölen R.. Ü..’ün 29.11.2009 tarihinde eşi ile benzer şikayetlerle Çanakkale Devlet Hastanesi Acil servisine başvurduğu, burada doktor C.. M.. tarafından muayene edildiği, hasta için dahileye konsültasyonu istendiği, bu konsültasyonda sanık doktor H.. Ç.. tarafından mantar zehirlenmesi notunun acil servis konsültasyon defterine not düşüldüğü, aynı gün Ramadan’ın mantar zehirlenmesi tanısıyla hastaneye yatırılarak diyaliz katateri takıldığı, fakat hayatını tehditedecek bir bulgu olmadığından aynı gün diyalize alınmadığı, ölen Ramadan’ın 30.11.2009 günü sanık doktor H.. Ç..’in talimatıyla reanimasyon yoğun bakım ünitesine sevk edildiği, burada tedavisine yönelik işlemler yapıldığı, hastaya ilişkin tahlillerde üre ve keratinin yüksek olduğunun belirlendiği, Ramadan’ın 02.12.2009 günü yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybettiği olayda kusur durumunun belirlenmesi için alınan 18.08.2010 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda “Kişinin 27/11/2009 tarihinde saptanan laboratuar sonuçlarına göre; mantar yenmesinden bahsedilmemişse bile yatırılarak bu tablonun araştırılmamasının eksiklik olduğu, 28/11/2009 tarihinde hemodiyaliz tedavisine başlanmasının uygun olduğu; mantar toksinini uzaklaştırmak için hemoperfüzyon uygulamasının ilk 48 saatte etkili olduğu ancak hastada bu sürenin geçirilmiş olduğu. Buna rağmen sınırlı sayıda vakada 48 saat geçmiş olsa bile hastalarda klinik olarak fayda sağlayabileceği bilinmekle birlikte uygulanmamış olmasının bir eksiklik olmayacağı, Mantar intoksikasyonlarında erken tanı ve tedavi önemli olmakla birlikte, G.. Ü.. mantar yedikten 24 saat sonra hastaneye başvurmuş olması, başvurularında mantar yenilmesinden bahsetmemiş olması ve geç semptom veren mantar zehirlenmelerinde klinik tablonun daha ağır seyrettiği de tıbben bilindiğinden kişinin ilk müracaatında eve gönderilmeyip yatırılarak tedaviye başlanmış olması halinde dahi kurtulmasının kesin olmadığının” rapor edildiği yine 03-04 Mayıs 2012 tarihli Sağlık Şurası Raporuna göre “ hastalarda yapılan tedavi ve takiplerin tıp kurallarına uygun olduğu, G.. Ü..müracaatında gerekli fizik muayenesinin uygun şekilde yapılmadığı, mantar zehirlenmesi bilinmese de laboratuar bulguları göz önüne ahnarak yatırılması gerektiği ancak bu durumla ölümün arasında illiyet bağının kurulamayacağı bu tür mantar zehirlenmelerinin uygun tedaviye rağmen kurtulamayabileceği, tedavide yer alan plazmaferez ve penisilinin tedaviye eklenebileceği ancak hastaların başvurularının zamanlaması ve tanının gecikmesi sonucu bu tedavilerin gerekliliğinin kalmadığı, sonuç olarak Dr. E.. G..’un yatırarak takip etmesi gereken hastayı taburcu etmesinin bir kusur olduğu. Diğer şüphelilerin kusurlu olmadıklarının, ” rapor edildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, suç açısından faillerin taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sanıkların kusurlu olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.