Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/11102 E. 2015/16018 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11102
KARAR NO : 2015/16018
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2015/208279
Mahkemesi : Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 10/06/2013
Numarası : 2013/205 – 2013/378
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve şikayetçi kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve verdiği temyiz dilekçesi ile katılma isteğini ortaya koyan K.. B..’nın CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve katılan kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde, Çiğli İlçe Emniyet Amirliği görevlileri tarafından yürütülmekte olan önleyici kolluk faaliyetleri sırasında, sanığında içerisinde bulunduğu aracın yanına şüphe üzerine gidilip, içerisinde bulunan şahıslardan E.. Ş.. elinde bulunan esrar maddesini yere attığının görülmesi üzerine, sanık ile birlikte diğer şahısların Çiğli Emniyet Müdürlüğü’ne götürülüp, burada yapılan aramada, üzerinde kültür varlığı olabileceği değerlendirilen 11 adet eski para bulunduğu, bu parçalar üzerinde tarafsız arkeolog bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, bir adet sikkenin 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği, anlaşılmakla birlikte;
CMK’nın 119. maddesi uyarınca, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin arama yapabileceğinin belirtilmiş olmasına karşın, dosya kapsamı itibariyle sanığın üzerinin, CMK’nın 119. maddesinde belirtilen arama yapılması hususunda karar verme yetkisine sahip kişiler tarafından arattırılmadığı, kolluk görevlilerince tutulan olay tutanağında davaya konu eserin sanık tarafından rızaen teslim edildiğine dair bir ibarenin de bulunmaması karşısında, sanığın üzerine atılı suçun delillerinin yasal olmayan yollarla toplandığı, CMK’nın 217/2. maddesi uyarınca yüklenen suçun, ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceği, bu nedenlerle yasaya uygun olmayan mevcut delillere dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın dosya kapsamında mevcut savunmasında, suça konu sikkeyi bulduğuna ilişkin beyanı dikkate alındığında, atılı eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 67/1. maddesinde düzenlenen “haber verme yükümlülüğünü ihlal etmek” suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, aynı Kanunun 70. maddesinde düzenlenen “kültür varlığı bulundurmak” suçunu oluşturduğu kanaatiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.