YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11108
KARAR NO : 2015/14893
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/192382
Mahkemesi : Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 20/01/2015
Numarası : 2014/106 – 2015/18
Taksirle yaralama suçundan sanık F.. Y..’in, Türk Ceza Kanunu’nun 89/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2015 tarihli ve 2014/106, 2015/18 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık F.. Y..’in müşteki N.. D.. taksirle yaralanmasına neden olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, müşteki Nursen’in hazırlık aşamasında alınan 06/06/2013 tarihli ifadesinde, kendisine çarpan aracın, “beyaz renkli Fiorino” marka olduğunu beyan ettiği, olay esnasına müştekinin yanında bulunan kızı tanık H.. D.. ifadesinde çarpan kişiyi görmediğini beyan ettiği, bununla birlikte sanığın olay sırasında aracının Kazan ilçesinde konutuna ait garajında bulunduğunu belirttiği gibi sanığa ait aracın müştekinin iddia ettiği gibi “beyaz renkli Fiorino” değil, gri renkli Doblo model araç olduğu ve polis memurları tarafından yapılan tespitte araç üzerinde herhangi bir ezik veya göçüğün olmadığının tespit edilmesi karşısında, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.05.2015 gün ve 94660652-105-06-2316-2015-10489/33439 sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname ile ihbar ve mevcut evrak tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan Ankara 38. Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/106-2015/18 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereğince sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığı anlaşılmakla, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.