Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/11244 E. 2017/9897 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11244
KARAR NO : 2017/9897
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- 2005 yılından önce işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı;765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca Düşme
2- 2005 yılından sonra işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı;Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ve sanık hakkında açılan davanın düşmesine ilişkin hükümler, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; suça konu taşınmazı da içine alan Marmara Takım Adaları sit bütünü içerisindeki kentsel sit tescilinin, Adalar Belediye Başkanlığınca 08/12/2000 tarihli ilan tutanağı düzenlenmek suretiyle mahallinde duyurulmuş olduğu, ayrıca, bölge tesciline dair kararlardan olan Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 31/03/1984 tarih ve 234 sayılı kararının, 28/05/1984 tarih ve 18414 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı, dolayısıyla, bölgenin niteliğinin sanık tarafından bilindiğini kabulde zorunluluk bulunduğu;
Dairemizin 20/11/2012 tarihli ve 2012/19804 Esas, 2012/24498 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın 25/06/2013 tarihli duruşmasında, … Derneğinin 2004 – 2010 yılları arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, dosya içerisinde mevcut olup, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 07/07/2014 tarihli bilirkişi raporundan, sözü edilen suç duyurusu üzerine 2013/302 sayılı dosya kapsamında soruşturma yürütüldüğünün anlaşıldığı, ancak, bahse konu soruşturmanın akıbeti ile ilgili bir bilgi – belge bulunmadığı, diğer yandan, bozma ilamından sonraki keşfi takiben düzenlenen 17/06/2013 tarihli bilirkişi raporunda, Kınalıada Su Sporları İhtisas Derneğine ait karar ve yevmiye defterlerinde yer alan kayıtların değerlendirilmediği, belirtilen kayıtlardaki bilgiler ile fiili durumun uyumlu olup olmadığının irdelenmediği görülmekle;
25/06/2013 tarihli duruşmanın (2) numaralı ara kararı aynen yerine getirilerek, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/302 sayılı soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, açılmış bir dava bulunduğunun tespiti halinde, mümkün olduğu takdirde incelenen dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi, daha sonra, önceki keşiflere katılanlardan farklı bir bilirkişi heyeti refakate alınarak olay yerinde yeniden keşif yapılması, dosya içerisinde mevcut tüm bilgi, belge, fotoğraf ve bu arada derneğe ait karar ve yevmiye defterlerinin suretleri de incelenerek, derneğin faaliyet alanını oluşturan tüm yapıların yerinde tek tek tespit edilmesi, kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra tüm dosya kapsamı değerlendirilerek ayrı ayrı yapılış zamanlarının, bahse konu yapıların ilk hallerini koruyup korumadıklarının, basit ya da esaslı müdahale/ler geçirip geçirmediklerinin, bu çerçevede, yıkılıp yeniden yapılan ya da güçlendirme fiili gerçekleştirilen yapılar bulunup bulunmadığının, ayrıca, dernek yönetim kurulu tarafından karar altına alınan müdahalelerin fiilen yapılıp yapılmadığının, yapılmış olanların nitelikleri ile zamanlarının, kararlarda belirtildiği halde fiilen yapılmamış olan uygulamaların hangileri olduğunun, zamanaşımına uğramamış olup, varlığı tespit edilen müdahaleler nedeniyle kentsel sit alanının zarar görüp görmediğinin, sit tesciline esas bütünselliğin bozulup bozulmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, bozma ilamından sonra düzenlenen yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ve düşmeye ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.