Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1151 E. 2015/15316 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1151
KARAR NO : 2015/15316
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2015/891
Mahkemesi : Çay Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 20/05/2014
Numarası : 2013/269 – 2014/229
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihinde, Sultandağı İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından yapılan denetimler sırasında, Afyonkarahisar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 21.05.2013 tarihli yazısında, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04/11/1994 gün 2122 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde yer aldığı belirtilen, Sultandağı ilçesi, …beldesi, …. mahallesinde bulunan, Maliye Hazinesine ait ve sanık tarafından daha önceden ekilip biçildiği iddia edilen arazide, otların sanık tarafından traktöre bağlı ot biçme aparatı ile biçildiğinin tespiti üzerine açılan kamu davası ile ilgili olarak, sanığın dosya kapsamında mevcut savunmalarında, bahse konu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini beyan etmelerine karşın, Akşehir gölü ve çevresinin bu vasfının herkes tarafından bilinen yerlerden olması ayrıca, müdahalede bulunulan taşınmazın doğal sit alanı sınırları dahilinde olduğunun, 05/05/2008 tarihinde, Dereçine Belediye Başkanlığı tarafından ilan edilmesi, sanığın Derinçine doğumlu olup halen Derinçine beldesinde ikamet ettiği, ilan tarihinde Derinçine beldesinde ikamet etmediğini beyan etmiş ise de, ilan tarihinde Sultandağı’nda çalışmakta olduğu hususları dikkate alındığında, sanığın bahse konu yerin sit alanı vasfında olduğunu bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla birlikte, bahse konu yerin 1. derece doğal sit alanı olarak tesciline esas bilgi ve belgeler dosyaya getirtilerek, mahallinde ziraat mühendisi ve fen bilirkişinin katılımıyla keşif icra edilip, müdahalede bulunulan taşınmazın, sit alanı kapsamında bulunup bulunmadığı, yapılan müdahalenin bölgenin sit alanı olarak ilan edilmesine neden olan unsurları ortadan kaldırıp kaldırmadığı hususu açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile beraatine dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın beraatine ilişkin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.