Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/12202 E. 2015/14572 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12202
KARAR NO : 2015/14572
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2015/78791
Mahkemesi : Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 16/01/2015
Numarası : 2014/211 – 2015/9

Davacı vekilinin 14.07.2014 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/400 Esas – 2014/174 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) cinsel saldırı suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 18.06.2014 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 14.07.2014 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, tazminat davasının kendisine dayanak teşkil eden beraat hükmünün verilmesinden itibaren kısa bir süre geçtikten sonra açıldığının ve davacı ile avukatı arasındaki vekalet ilişkisi gösteren 09.04.2013 tarihli vekaletnamenin yeni tarihli ve genel nitelikli bir vekaletname olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamenin 2. bendinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 488 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayıp az tayini,
2- Her ne kadar haksız gözaltı ve tutuklama işleminden doğan maddi ve manevi zararın giderilmesi talebini içeren dava dilekçesinde davacı lehine 15.02.2013 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de, sonradan “ıslah” suretiyle bu hususta sözlü veya yazılı talepte bulunulması mümkün bulunduğundan ve davacı vekili tarafından 16.01.2015 tarihli oturumda haksız tutuklama tarihinden itibaren faiz talebinde bulunması ve mahkemece bu talep doğrultusunda hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar yönünden tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken 15.02.2013 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi
3- Yapılan temyiz incelemeleri sırasında, aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla dava açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden sorgulanıp ve özellikle ilgili maliye hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.