Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1284 E. 2015/15964 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1284
KARAR NO : 2015/15964
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2015/14188
Mahkemesi : Gerze Asliye (Kapatılan Gerze Sulh) Ceza Mahkemesi
Tarihi : 05/12/2013
Numarası : 2013/162 – 2013/211
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Müşteki H.. Ç..’ın Sinop Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 07.02.2012 tarihli şikayet dilekçesinde, kendisinin halen İstanbul ilinde ikamet ettiğini, Sinop ili, … ilçesi, … köyünde bulunan ve kullanılmayan evlerine, 2 yıl kadar önce girildiğini ve içerisinde izinsiz kazı yapıldığını, sonradan yaptığı araştırmalarda ismi K.. S.. olan köylüsünün olay hakkında bilgisinin olduğunu öğrendiğini, K.. S.. ile yaptığı görüşmede kazıyı H.. Ç.. isimli kişinin yaptığını, H.. Ç..’a bu işte yardım eden kişilerin de Y.. S.. ve S.. B.. isimli kişiler olduğunu öğrendiğini beyan ederek olay hakkında şikayetçi olduğu, bu dilekçe üzerine Gerze Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın başlatıldığı, olay yeri olan …. köyündeki müşteki H.. Ç..’a ait boş evde kolluk görevlilerince yapılan incelemede, alt katta bulunan şöminenin yanında 15-20 cm derinliğinde bir kazının yapılmış olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık Y.. S.. hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de; sanık Y.. S..’ın verdiği ifadelerinde, kendisinin halen … köyünde ikamet ettiğini, tam tarihini hatırlamadığı bir günde sanık H.. Ç..’ın yanında bir erkek ve iki bayanla geldiğini ve H.. Ç..’ın evini sorduğunu, kendisinin de gösterdiğini, bu kişilerin dedektör ile evin dışında araştırma yaptıklarını, daha sonra eve de girmek istediklerini ancak kendisinin H.. Ç..’ın izni olmadan eve giremeyeceklerini söyleyince şahısların olay yerinden gittiklerini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilip hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve kararı temyiz incelemesine gelmeyen sanık H.. Ç..’ın atılı suçlamayı kabul etmediği, yine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilip hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve kararı temyiz incelemesine gelmeyen sanık S.. B..’ın verdiği ifadelerinde, H.. Ç..’ın Sazak köyünde bulunan evine sanıklar Y.. S.., H.. Ç.. ve H.. Ç..’ın yanında bulunan bayanlarla gittiklerinin doğru olduğunu, sanık H.. Ç..’ın kendilerine müşteki H.. Ç..’ın babasının Almanya’da biriktirdiği altınları bu eve gömdüğünü ve bulabileceklerini söylediğini, cinci olan kadının yer göstermesi üzerine sanık H.. Ç..’ın arama dedektörü ile ev etrafını araştırdığını ancak bir şey bulamadığını, daha sonra evin camından içeriye sanık H.. Ç.. ile bu bayanın girdiğini, kendisi ile sanık Y.. S..’ın dışarıda beklediklerini ve içeriye girmediklerini, kısa süre sonra H.. Ç.. ile bayanın çıktıklarını ve içeride bir şey yok dediklerini, H.. Ç..’ın içeride kazı yapıp yapmadığını bilmediğini, ancak H.. Ç..’ın daha sonra K.. S.. isimli kişiye kendisinin sonradan eve girip kazı yaptığını söylediğini duyduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanık Y.. S..’ın ifadesi ile kararı temyiz incelemesine gelmeyen sanık S.. B..’ın ifadelerinin kısmen benzerlik gösterdiği ve bu ifadelerden sanık Y.. S..’ın müşteki H.. Ç..’ın evinde kazı yaptığına veya yapılan kazıya iştirakinin bulunduğuna dair delillerin elde edilemediği, tanık K.. S..’ın verdiği ifadelerinde de, H.. Ç.. ile çay bahçesinde oturduğu bir gün, H.. Ç..’ın kendisine müşteki H.. Ç..’ın evine sabah ezanıyla beraber tek başına girdiğini ve evi kazdığını anlattığını beyan ettiği, tüm bu nedenlerle sanık Y.. S..’ın müşteki H.. Ç..’ın evine girerek izinsiz kazı yaptığına, yapılmış olan eyleme iştirak ettiğine dair, mahkumiyetine yeterli ölçüde delillerin elde edilemediği, olay hakkında görgüye dayalı tanıkların bulunmadığı, duyuma dayalı tek tanık olan K.. S..’ın beyanları gözetildiğinde ise sanık Y.. S..’ın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, mahkumiyete ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.