Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/13126 E. 2017/5426 K. 20.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13126
KARAR NO : 2017/5426
KARAR TARİHİ : 20.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılanlar …, … ve … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemece haklarında katılma kararı verilen …, … ve …’ın, 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan doğan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkileri bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2- Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
a- 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07/07/1993 tarih ve 4720 sayılı kararı ile belirlenen kentsel sit alanı içerisinde mevcut suça konu tescilsiz taşınmazı, 12/04/2005 tarihinde satın aldığı, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce sanığa ve Beyoğlu Belediye Başkanlığına dağıtımı yapılan 17/05/2005 tarihli yazı ile, taşınmazda, belediyenin denetim ve sorumluluğu altında bakım ve basit onarım yapılabileceğinin bildirildiği, akabinde, Beyoğlu Belediye Başkanlığı tarafından, “iç – dış cephe boyası, asma tavan – tesisat tamiri, zemin kaplama değişimi” faaliyetleri ile sınırlı olmak üzere 24/05/2005 tarihli yapı iskele belgesinin düzenlendiği, adı geçen belediyeye ibraz edilen 04/08/2005 ve 14/06/2011 tarihli dilekçeler ile, sanığın taşınmazda kaçak yapılaşma gerçekleştirdiğinin ihbar olunduğu, Beyoğlu Belediye Başkanlığınca düzenlenen 19/11/1996 tarihli 1 no’lu yapı tatil tutanağına ve Beyoğlu Belediye Encümeninin 17/12/1996 tarihli yıkım kararına istinaden 29/02/2012 tarihinde olay mahalline giden görevlilerin, asansör – merdiven kulesinin üzerinin indirilmeye başlandığını, ancak diğer kısımlarda nüfus ve eşya tahliyesi yapılmadığını tutanak altına aldıkları, sanığın da vekili aracılığıyla belediyeye sunduğu 29/02/2012 tarihli dilekçe ile, taşınmazın merdiven boşluğundaki malzemeyi 2011 yılı yaz döneminde cam olarak değiştirdiğini, yaptırmış olduğu cam paneli ve diğer aykırılıkları bir ay içinde eski haline getirmeyi taahhüt ettiğini bildirdiği, İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne sunulmak üzere düzenlenen 02/04/2012 tarihli rapora göre, yerinde yapılan incelemede, iki bodrum + zemin + dört + çekme katlı taşınmazda herhangi bir inşai faaliyete rastlanmadığının, çekme katın camekanla kapatılıp ticari olarak kullanıldığının belirlendiği, Beyoğlu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce gönderilen 03/12/2012 tarihli cevabi yazıda, sadece teras kattaki aykırılıkların yıkıldığının belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine müdafii huzuru ile verdiği ifadede, suça konu taşınmazı satın aldığı 2005 yılında mevcut olan merdiven aydınlatmasının çatısındaki eski malzemeyi cam ile değiştirdiğini ve binaya dış cephe boyası yaptırdığını, anılan çalışmalar nedeniyle binanın dışına iskele kurulmasından dolayı hakkında şikayette bulunulduğunu beyan ettiği anlaşılmakla;
Kentsel sit alanı içerisindeki tescilsiz taşınmaza ilişkin olarak Beyoğlu Belediye Başkanlığında ve İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünde mevcut tüm bilgi, belge, proje ve fotoğraflar getirtilerek olay yerinde keşif yapılması, suça konu taşınmazın sanık tarafından satın alındığı 12/04/2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen müdahalelerin yerinde tek tek tespit edilmesi, bahse konu müdahalelerden hangilerinin 17/05/2005 tarihli bakım ve basit onarım izni kapsamında kaldığının, hangilerinin sözü edilen iznin kapsamı dışında yapıldığının, ayrıca, kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra, taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle ayrı ayrı yapılış zamanlarının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece taşınmazın mevcut durumu saptandıktan sonra, taşınmaz üzerinde varlığını koruyan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan zamanaşımı dolmamış eylemler yönünden (ki bu konuda sanığın yukarıda sözü edilen soruşturma beyanı da dikkate alınarak) Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde incelenen dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi, suça konu taşınmazda sanık tarafından gerçekleştirilen eylemler açık ve net bir şekilde ortaya konulmak suretiyle yapılacak yargılama sonunda ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, 17/05/2005 tarihinde İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne başvuran ve adı geçen kurumdan cevabi yazı alan sanığın, bölgenin kentsel sit alanı niteliğiyle tescilli olduğunu bildiği göz ardı edilerek, eksik araştırma ve 6498 sayılı Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile beraate dair hüküm tesisi kanuna aykırı,
b- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “30/05/2012” şeklinde gösterilmesi,
İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.