YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13308
KARAR NO : 2017/4272
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Tehdit, hakaret, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, özel hayatın gizliliğini ihlal
Suç Tarihleri : 12/01/2012-07/02/2012
Hükümler : 1- Tehdit suçundan dolayı TCK’nın 106/1-2, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan dolayı TCK’nın 244/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
4- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/2, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Tehdit, hakaret, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Tehdit ve hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; 15.05.2014 tarihinde tehdit suçundan dolayı doğrudan hükmedilen 1500 TL’den ve hakaret suçundan dolayı doğrudan hükmedilen 3000 TL’den ibaret mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’ın, kız arkadaşı olan mağdur … ile aralarındaki arkadaşlık ilişkisi sona erdikten sonra, mağdura ait facebook hesabının önceden bildiği internet şifresini, onun bilgisi ve rızası dışında değiştirerek, hakkı bulunmadığı halde giriş yaptığı mağdurun facebook hesabında, beraber oldukları dönemde mağdurun bilgisi dahilinde kaydettiği cinsel içerikli görüntülerini yayımlayıp, mağdurun facebook hesabına erişimini engellemesi biçiminde sübut bulan eylemlerinin TCK’nın 244/2. maddesindeki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve aynı Kanun’un 134/2. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hüküm açısından; temel ceza belirlenirken, TCK’nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun’un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi; ayrıca, TCK’nın 6/1-g madde, fıkra ve bendinde, ceza kanunlarının uygulanmasında, basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların anlaşılacağının belirtilmesi karşısında, mağdurun özel görüntülerini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden başkalarının görgüsüne sunan sanık hakkında, hükmedilen temel cezada, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olduğu kabul edilen TCK’nın 134/2-2. madde, fıkra ve cümlesi gereğince yarı oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan maddenin uygulanmaması suretiyle, sanığa eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni olarak kabul edilmemiş; sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan kurulan hüküm açısından; Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.