YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14039
KARAR NO : 2015/18287
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/800 esas, 2014/305 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2015/15 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz üzerine merci tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. fıkrasındaki koşullar kapsamında denetlenerek, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, ceza miktarı, daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet, zararın giderilip giderilmediği, suçun inkılap yasasında belirtilen suçlardan bulunup bulunmadığı ve denetim süresinin doğru tayin edilip edilmediği gibi hususlara ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle denetim yapılabilmesinin, açıklanması geri bırakılan hükmün içeriğine ilişkin olan hukuka aykırılıkların denetlenememesinin anılan sözleşmeye ek 7 numaralı protokol’ün 2. maddesinde “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlığı altında düzenlenen “Bir mahkeme tarafından cezai bir suçtan mahkum edilen her kişi, mahkumiyet ya da ceza hükmünü daha yüksek bir mahkemeye yeniden inceletme hakkını haiz olacaktır. Bu hakkın kullanılması, kullanılabilme gerekçeleri de dahil olmak üzere, yasayla düzenlenir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacağı,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi uyarınca “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarda kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde AİHS iç hukukumuzun uyulması zorunlu bir parçası olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının esas bakımından incelenmesi gerekeceği, aynı zamanda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2013/15 sayılı kararının da itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğine değinmesi karşısında, merciince esastan inceleme yapılarak…Cumhuriyet Başsavcılığının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2-3. maddesinde düzenlenen suçun kasıtlı bir suç olması ancak somut olayda sanığın üzerine atılı eylemi taksirli bir şekilde işlemiş olması ve sanık hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmayacağından bahisle beraat kararı verilmesi şeklindeki esasa yönelik itirazları konusunda karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.
maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu .. Bakanlığının 23.07.2015 gün ve 49578 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 gün ve 2015/273529 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 gün ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın yorgunluğundan değil, güneşe karşı seyir halinde olmasından kaynaklanan sebeplerle tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olmasından dolayı üzerine atılı eylemi taksirle işleyen sanık hakkında manevi unsuru oluşmayan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik başvurusu üzerine, itiraz merciince, CMK’nın 231. maddesinde sayılan koşulların bulunup bulunmadığının tespiti yanında, itiraza konu karar hem maddi hem de hukuki yönden değerlendirilerek, hukuka aykırılık saptanması halinde gerekçesi de gösterilmek suretiyle itiraz kabul edilip, yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle, maddi olay ve hukuki yönden irdelemeye yer vermeyen gerekçeden yoksun ibarelere dayalı olarak yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/800 esas, 2014/305 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin.. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2015/15 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.