YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1481
KARAR NO : 2015/13866
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/208306
Mahkemesi : Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 13/03/2014
Numarası : 2014/35-2014/117
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı vekilinin 03.02.2014 havale tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan gözaltına alındığını, davacı hakkında Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2011 tarih, 2010/424 Esas – 2011/195 sayılı ilamı ile beraat kararı verildiğini, beraat kararının temyiz üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesince 02.12.2013 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiğini belirterek 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yapılan yargılama sonunda anılan ilamın incelenmesinde davacının Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/424 Esas – 2011/195 Karar sayılı ceza dava dosyasında sanık sıfatının bulunmadığı, davacının yargılama aşamasında tanık sıfatıyla dinlendiği, herhangi bir gözaltı ve tutukluluğunun bulunmadığından bahisle mahkemece tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce temyiz incelemesi sırasında Uyap sistemi üzerinden bahse konu Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/424 Esas – 2011/195 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; davacı (şüpheli) Cengiz Uluç ve diğer birkaç şahıs hakkında 01.08.2010 günü uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/8477 sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığı, 03.08.2010 tarihinde savcılığa sevk edilen davacının (şüphelinin) savcılıkça müdafi huzurunda ifadesi alınarak serbest bırakıldığı ve 13.10.2010 tarihinde davacı (şüpheli) hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yine dairemizce www.ptt.gov.tr internet adresi üzerinden yapılan incelemede; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın davacının (şüphelinin) müdafine 23.10.2010 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu suretle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın CMK’nın 173 vd. maddeleri gereğince 08.11.2010 tarihinde kesinleştiğinin kabulünün gerekeceği, 09.11.2010 tarihinde de Van Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının (şüphelinin) elkonulan eşyalarının iadesi için Emanet Memurluğuna müzekkere yazıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, tazminat davasının 03.02.2014 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, gerekçesi itibariyle yanlış, sonucu itibariyle doğru kabul edilmekle,
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.