Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/14915 E. 2017/2280 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14915
KARAR NO : 2017/2280
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm :TCK’nın 133/3, 43/1, 38/1-2, 62/1, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Katılan ile sanık …’in daha önce geçimsizlik nedeniyle boşandıkları ve boşanmadan iki yıl sonra tekrar evlendikleri ancak tekrar aralarında geçimsizlik meydana geldiği, sanığın işletmiş olduğu pide dükkanında çalışan ve hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk …’a katılanın sürekli olarak kendisine hakaret ve tehdit içerikli sözler sarfettiği gerekçesi ile Hüseyin tarafından verilen talimat doğrultusunda sanık … ile katılanın pide dükkanında yapmış oldukları sözlü tartışmaları suça sürüklenen çocuk …’ın kayıt altına aldığı ve sanık …’in de bu kayıtları boşanma davasına verdiği olayda,
Söz konusu ses kayıtlarını üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, ceza soruşturmasındaki katılan hakkındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
TCK’nın 139/1 maddesine göre aynı kanunun 133/3. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi suçunun takibi şikayete bağlı olduğu bu hali ile CMK’nın 253/1. maddesine göre uzlaşma kapsamında olduğu, ancak uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, CMK’nın 253. maddesi gereğince sanıkla katılan arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği, buna göre, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253. ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.