YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15061
KARAR NO : 2017/8975
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekili, 16/01/2014 havale tarihli dilekçe ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/11/2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15/07/2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19/10/2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Suça konu taşınmazın Seydiler Kalesi 2. derece arkeolojik ve 1. derece doğal sit alanı içerisinde kalmasından dolayı, Kültür ve Turizm Bakanlığının yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da suçtan zarar görmüş ve mahkemece adı geçen kurumu temsilen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne dava ihbar edilmemiş ise de, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, iddianame eklenerek gönderilen 11/10/2013 tarihli yazı ile, davaya katılma talepleri olup olmadığının, kurumlarının zarara uğrayıp uğramadığının duruşma gününden önce bildirilmesinin istendiği, sözü edilen yazının İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletilmesi üzerine anılan kurum tarafından gönderilen 13/12/2013 tarihli cevabi yazıda, mahkemesi, dosya esas numarası, sanığın adı ve eylemi belirtilmek suretiyle, konunun Eskişehir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunda değerlendirileceğinin bildirildiği, Eskişehir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 30/04/2014 tarih ve 77 sayılı kararı ile, “… … hakkında İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2013 tarihli ve 2012/83 Esas dosya no’lu yazısına istinaden” yapılan görüşmeler sonucunda, kamu zararı oluşup oluşmadığının Asliye Ceza Mahkemesi tarafından takdir edilmesine karar verildiği anlaşılmakla; suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sanık hakkındaki davadan haberdar olduğu kabul edilerek, 5271 sayılı CMK’nın 237/1. maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, adı geçen kuruma gerekçeli karar tebliğine gerek görülmemiş olup;
Dosya içerisinde mevcut İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/145 Esas, 2013/86 Karar sayılı dosyasında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne tebliğinden sonra kesinleştirme işlemi yapılmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11/02/1999 tarih ve 766 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik ve 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilip, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/06/2007 tarih ve 1984 sayılı kararı ile 2. derece arkeolojik ve 1. derece doğal sit alanı olarak yenilenen bölge içerisindeki suça konu taşınmazın maliki olduğu, Seydiler Belediye Başkanlığı görevlilerince, sanık tarafından taşınmaz üzerinde izinsiz inşaat yapıldığı tespit edilerek, 30/09/2011 tarihli inşaat durdurma zaptı düzenlenmek suretiyle çalışmanın durdurulduğu, bahse konu eyleminden dolayı sanık hakkında 24/11/2011 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı, iddianamenin 09/12/2011 tarihinde kabul edilmesi ile İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/145 Esas sayılı dosyası kapsamında sanığın yargılanmasına başlanıldığı, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun dağıtımı sanığa da yapılan 16/02/2012 tarih ve 345 sayılı kararı ile, izinsiz inşa edilen katın, şiddetli kış koşulları göz önünde bulundurularak, belediye ve Müze Müdürlüğü uzmanları denetiminde üç ay içinde kaldırılmasına karar verildiği, daha sonra, 30/09/2011 tarihinde durdurulan inşaata devam edildiğinin yine Seydiler Belediye Başkanlığı görevlilerince 11/04/2012 tarihli kontrolde belirlenerek çalışmanın tekrar durdurulduğu, belirtilen eyleminden dolayı da sanık hakkında 28/05/2012 tarihli iddianame ile inceleme konusu davanın açıldığı;
Olay yeri keşfinden sonra inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen 23/01/2013 tarihli raporda, belediye görevlilerince fotoğraflanan inşaat seviyesinin, “mevcut taş duvarlı yapı üzerine yığma kargir sistemde başlanılan tek katlı yapının tuğla duvarları, iç ve dış sıvası, ahşap çatı ve kiremit çatı örtüsü yapılmış durumda” ve % 50 oranında tamamlanmış olduğunun, keşif günü yapılan incelemede ise, “tek katlı evin antre, hol, iki oda tabanlarının ahşap parke kaplamalı, iç kapıların ahşap doğrama, dış kapının demir doğrama, pencerelerin pvc doğrama, banyo kısmının taban döşemesinin beton ve içi dışı sıvalı olan evin arka cephe hariç dış cephesinin badanalı olduğu, mutfakta, yola bakan cephede balkon bulunduğu”, evin bu haliyle % 84 oranında tamamlanmış olup, inşaat durdurma zabıtlarından sonra da çalışmaya devam edilerek, % 34 oranında ilave imalat yapıldığı sonucuna varıldığının belirtildiği, gerek incelenen dosya gerekse 2011/145 Esas sayılı dosya kapsamında mevcut fotoğraflardan da, sanık tarafından yapılan inşaatın aşamalardaki seviyesinin açık bir şekilde görüldüğü anlaşılmakla; 24/11/2011 tarihli iddianame ile hakkında dava açılıp hukuki kesinti gerçekleştikten sonra da eylemine devam eden sanığın bahse konu eylemi ikinci bir suç oluşturacağından, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “sanığın ceza aldıktan sonra yapıya ek olarak söz konusu inşaatın sıvalarını yaptırdığı, bu eylemlerin yeniden inşai bir faaliyet kapsamına girmediği, devletin söz konusu inşaatı verilen ceza sonrasında yıkmamış olması neticesinde vatandaşın suça devamına göz yumduğu” şeklindeki isabetsiz gerekçe ile beraatine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.