Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/15100 E. 2017/8300 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15100
KARAR NO : 2017/8300
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nnın 223/2-b maddesi uyarınca Beraat
2- Sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, sanığın atılı suçu işlemediği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 20/08/2016 tarihinde kabul edilip, 07/09/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değiştirildiği ve anılan değişikliğin, “izinsiz inşai ve fiziki müdahale” fiili yönünden, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65. maddesine göre aleyhe bir düzenleme getirdiği dikkate alınarak yapılan incelemede;
a- 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07/07/1993 tarih ve 4720 sayılı kararı ile belirlenen kentsel sit alanı içerisinde yer alıp, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 25/06/1983 tarih ve 15185 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenen, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25/04/2007 tarih ve 1002 sayılı kararı ile de koruma grubu I olarak tayin edilen “ …” kapsamındaki iş yerini kiracı sıfatıyla işlettiği, “ … sakinleri” tarafından Koruma Bölge Kuruluna sunulan 13/04/2011 tarihli dilekçe ile, binanın tarihi dokusu göz ardı edilerek taşıyıcı kolonunun ve yan duvarının yıkıldığı belirtilip, … ‘ın eski tarihi dokusuna kavuşturulmasının istendiği, sözü edilen başvuru üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü teknik elemanlarınca 14/04/2011 tarihinde yerinde yapılan incelemede, iki dükkan arasında bulunan duvardan kapı açılarak geçiş sağlandığının, bazı duvarların yıkıldığının, alçıpan levhalarla yeni bölümler oluşturulduğunun, duvar yüzeylerinin kaplandığının ve çalışmalara devam edildiğinin belirtildiği, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 27/06/2011 tarihli rapor ile de, “ …” ın, yapımı 20. yüzyıl başında tamamlanan ve eklektik üsluptaki cephesiyle dönemini en iyi şekilde yansıtan örneklerden biri olduğunun, suça konu taşınmaz bölümünde duvar sıvalarının yenilendiğinin, tavana spot ışıklar yapıldığının, alçıpan levhalarla yeni bölümler oluşturulduğunun, asma kat bulunduğunun ve bazı duvarların yıkıldığının belirlendiği, sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadede, bina üzerinde veya içerisinde herhangi bir oynama yapmadığını beyan etmesine karşılık, kovuşturma aşamasındaki savunmasında, sadece aydınlatmayı ve akan çatıyı tamir ettiğini söylediği, “… ” ın korunması gerekli kültür varlığı olarak tesciline ilişkin 25/06/1983 tarih ve 15185 sayılı kurul kararı, 25/04/1984 tarih ve 18382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle ilan edildiğinden, taşınmazın niteliğinin sanık tarafından bilindiğini kabulde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla;
Kentsel sit alanı içerisindeki tescilli taşınmaza ilişkin olarak Beyoğlu Belediye Başkanlığında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında ve İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünde mevcut tüm bilgi, belge ve fotoğraflar getirtilip, fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde keşif yapılması, suça konu taşınmazın hangi bölüm ya da bölümlerinin sanık tarafından kullanıldığının ve Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü teknik elemanları ile Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarınca varlığı saptanan müdahalelerin yerinde tek tek tespit edilmesi, niteliklerinin (basit – esaslı), kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra, taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle ayrı ayrı yapılış zamanlarının, suça konu müdahaleler nedeniyle tescilli kültür varlığının zarar görüp görmediğinin, özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, sonucuna göre, zararın varlığı halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi; zararın yokluğu halinde ise, fiillerin “basit onarım” niteliği taşıması veya “inşai ve fiziki müdahale” niteliği taşısa dahi suç tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma uygulama ve denetim bürosu bulunması karşısında, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve anılan Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile beraat hükmü tesisi kanuna aykırı,
b- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “06/2011” şeklinde gösterilmesi,
İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.