Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/15184 E. 2017/7844 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15184
KARAR NO : 2017/7844
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, olay günü, saat 15:30 sıralarında, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar … ve … ile birlikte dedektörle araştırma yaparken suç üstü yakalandıkları, aynı gün, saat 20:00 sıralarında kolluk kuvvetlerince yapılan kontrolde de, 1 metre boyunda, 50 cm genişliğinde ve 30 cm derinliğinde kazı çukuru tespit edildiği, tüm dosya içeriğinde, sözü edilen kazının sanıklar tarafından yapıldığına dair şüpheden uzak delil bulunmadığından, sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen “izinsiz define araştırma” suçu kapsamında değerlendirilmesinin isabetli olduğu anlaşılmış ise de;
Anılan suçun oluşabilmesi için, define araştırması yapılan yerin, sit alanı veya 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da korunma alanı dahilinde kalması gerektiği, kazı çukurunun bulunduğu bölgedeki incelemeler sonucu düzenlenen 06/02/2014 tarihli müze uzman raporunda, kazı çukuru ve toprağı içerisinde, herhangi bir taşınır ve taşınmaz kültür varlığı mevcut olmadığının, bölgenin ilan edilmiş sit alanları kapsamında bulunmadığının, ancak, kazı çukurunun yaklaşık 250-300 metre kuzeydoğusunda Kocatepe Tümülüsünün, yaklaşık 250-300 metre güneydoğusunda Kaynarca Tümülüsünün ve yaklaşık 1 km kuzeybatısında Keltepeler Tümülüsünün yer aldığının belirtildiği anlaşılmakla; mümkün olduğu takdirde, 05/02/2014 tarih, saat 16:20 itibariyle düzenlenen tutanakta imzası olan kolluk kuvvetleri refakate alınmak suretiyle, sanıkların dedektör ile define araştırması yaparken yakalandıkları yerde keşif icra edilerek, olay mahallinin, tescilli tümülüslerin korunma alanı içerisinde kalıp kalmadığı, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli niteliği haiz olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, “taksitlerden birinin ödenmemesi durumunda kalan tüm taksitlerin sanıklardan tahsili ile ödenmeyen para cezasının hapse tahviline” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.