YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15229
KARAR NO : 2017/8286
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01/07/1992 tarih, 1368 sayılı ve Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/03/2008 tarih, 2613 sayılı kararları ile tescilli … ilçesi, … Köyü, Akşehir Gölü 1. derece doğal sit alanı içerisindeki taşınmaza buğday ekmek suretiyle bitki örtüsüne zarar verdiği ve alanın ekolojik dengesinin bozulmasına neden olduğu iddiasıyla inceleme konusu davanın açıldığı, sanığın soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, tapusu olmayıp dedesinden miras kalan taşınmazın sit alanı içerisinde bulunduğunu bildiğini, araziyi yaklaşık 15 yıl kadar önce ektiğini, sit alanı içerisine girdiğinden beri ekip biçmediğini, arazide kendiliğinden ot bittiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, taşınmazı 1990’lı yıllarda birkaç kez ektiğini, olay günü, hayvanlarına yem temin etmek için tekrar ekmek istediğini, ancak, jandarmayı uzaktan görerek geri döndüğünü ve ekim işini yapamadığını söylediği, suça konu taşınmazın hazine arazisi olup, “sulak alan bölgesi” nde yer aldığının dosya kapsamında mevcut bilgi – belgelerden anlaşıldığı, sanığın ikamet ettiği Dereçine Beldesinde, Belediye Başkanlığınca düzenlenen 05/05/2008 tarihli tutanağa göre, Akşehir Gölü 1. derece doğal sit tescilinin, belediye yayın aracı ile bölge halkına duyurulmuş olduğu, gerek sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, suça konu taşınmazın sit alanı içerisinde kaldığını bildiğini söylemesi gerek mahallinde sit ilanının yapılmış olması gerekse hazineye ait taşınmazın işgal edilerek kullanılması suretiyle eylemin hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilmesi karşısında, sanık yönünden atılı suçun manevi unsurunun oluştuğunu kabulde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; olay yerinde keşif yapılarak, suça konu taşınmazın mevcut durumunun, taşınmaz üzerinde fiziki müdahale oluşturan bir faaliyette bulunulup bulunulmadığının, bulunulmuş ise zamanının, sanığın eylemi nedeniyle 1. derece doğal sit alanının zarar görüp görmediğinin, bitki örtüsünde tahribat ve ekolojik dengede bozulma olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile beraate dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.