YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15726
KARAR NO : 2017/3457
KARAR TARİHİ : 26.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1-Özel hayatın gizliliğini ihlal, 2-Şantaj
Hüküm : TCK’nın 134/1, 62/1, 53/1, 58/6, TCK’nın 107/2, 62/1, 52/2. 53/1, 58/6. maddeleri gereğince
mahkumiyete ve TCK’nın 54 maddesi gereğince müsadereye
Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, katılanın rızası dışında çektiği yarı çıplak görüntüleri yayacağından bahisle tehdit ettiği iddia olunan olayda, dosya içerisinde bulunan 10.02.2012 tarihli mesaj tespit tutanağı içeriği ve iddianame anlatımı dikkate alındığında sanığın herhangi bir menfaat talebinde bulunmadığı anlaşılmakla snığın eyleminin TCK’nın 106/1-2.cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın rızası dışında suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük katılanın yarı çıplak görüntülerini cep telefonu ile kaydettiği iddia ve kabul edilen olayda,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.2015 tarihli, 2014/14-603-2015/66 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; mağdurun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini, onun bilgisi dışında, cep telefonu ile kaydeden sanığın eyleminde TCK’nın 134/1. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüyü içeren ürünün üretiminde 17 yaşındaki mağdur çocuğun yer almasından dolayı TCK’nın 226/3 maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak, sanık hakkında, TCK’nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.