Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/16284 E. 2017/3228 K. 18.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16284
KARAR NO : 2017/3228
KARAR TARİHİ : 18.04.2017

emesi : İstanbul Anadolu 15.Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, hakaret, kasten yaralama
Hüküm : 1-Sanık … hakkında;kasten yaralama ve hakaret suçundan BERAAT
2-Katılan sanık … hakkında;
a)-…’a karşı kasten yaralama suçundan,
CK’nın 86/2, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b)-…’a karşı hakaret suçundan,
TCK’nın 125/1, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
c)-…’a karşı hakaret suçundan, TCK’nın 125/1, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
d)-…’a karşı taksirle yaralama suçundan, TCK’nın 89/1, 89/3-a, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama, kasten yaralama ve hakaret suçlarından katılan sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hükümler ile kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık …’ın beraatine ilişkin hüküm, katılan sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık … için düzenlenen 12.12.2012 tarihli adli tıp uzmanı raporunda “herhangi bir travmatık patolojik bulgu tespit edilmediği, tıbbi müdahaleyi gerektirir bir husus saptanmadığı” nın tespit edilmesi ile elde edilen delillerin sanığın mahkumiyetine yeterli olmaması karşısında; katılan sanık … müdafiinin sanığın darp ettiğine ve hakaret ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Katılan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Sanık … hakkındaki hüküm fıkralarında “sanığın olay ve yargılama sürecinde gözlenen olumsuz kişilik özellikleri nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmadığı halde; aynı cezaların TCK.’nun 51. maddesine göre ertelenmesi gerekçesinde “suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluştuğu” denmek suretiyle; gerekçeler arasında çelişkiye düşülmesi;
b)Sanık hakkındaki hakaret ve kasten basit yaralama suçlarından mahkumiyet hükümlerinde, temel cezalar belirlenirken, uygulama maddelerindeki seçimlik cezalardan, hangi neden ve gerekçeyle hapis cezalarının seçildiğinin belirtilmeyişi;
c) Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ise; Olay tarihinde, … Mobilya isimli şirkette çalışan sanık … idaresindeki araç ile mobilya şirketinin müdürü mağdur … ve işçi … ile birlikte sitede oturan … isimli müşteriye sipariş alınan koltuk takımını teslim etmek üzere site girişinde bulunan güvenliğe müracaat ettikleri, sitede güvenlik görevlisi olarak görev yapan katılan sanık …’e site sakini …’e mobilya getirdiklerini söylemeleri üzerine, katılan sanık …’in …’in soy ismini sorduğu, onlarda soy ismini bilmediklerini kendilerine yardımcı olmasını istediklerinde ”ne bileyim ben kardeşim, burada bir sürü … Bey var, benim teyzemin oğlunun ismi de …” diye karşılık verdiğinde taraflar arasında karşılıklı sözlü münakaşa yaşandığı, bu sırada mağdur …, sanık … ile katılan sanık … arasında karşılıklı itiş kakış yaşandığı, …’in kulübeden aldığı jop ile …’a vurarak onu yaraladığı ve küfür ederek hakarette bulunduğu, bunun üzerine … ile …’in boğuşarak yere düştükleri, mağdur …’in kavgayı ayırmaya çalıştığı sırada, …’in …’in boğazına sarılarak ” … her şey senin yüzünden oldu” diyerek hakaret edip mağduru iteklediği daha sonra kalp hastası olan mağdurun fenalaşması üzerine acilen hastaneye kaldırıldığı, yapılan tıbbi müdahaleler sonucu şahsın şuuru kapalı, mama ile beslenir vaziyette özel hemşire nezaretinde evde bakım hastası olarak taburcu edildiği, olaya ilişkin ifadesinin alınamadığı, olay nedeniyle mağdur … ‘in Adli Tıp Uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin 23.01.2013 tarihli raporu uyarınca “olayın efor ve stresinin söz konusu tablonun gelişmesinde etkili olduğu ve aralarında illiyet bağı bulunduğu dolayısıyla olay sonrası ortaya çıkan tablonun kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez” nitelikte olduğu tespit edildiği, mağdurun acilen getirildiği hastanede vücudunda darp izine rastlanılmadığı,bu durumda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, bitkisel hayata giren mağdurun 27.08.2012 tarihinde maruz kaldığı olay ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağınının bulunduğunun belirtilmesi karşısında, mağdurda meydana gelen yaralamanın TCK’nın 86/2. maddesi kapsamında basit tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte olması nedeniyle, suç ve cezaların yasallığı ilkesi uyarınca sanık hakkında TCK’nın 87/4. maddesinin uygulanmayacağı, mevcut rahatsızlığın sanık tarafından bilindiğine ilişkin bir belirlemenin de bulunmaması karşısında; katılan sanık … hakkında bilinçli taksir hükümlerinin de uygulanma olanağının bulunmadığı, TCK’nın 23.maddesi hükmü de gözetilerek sanığın taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, ancak; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, meydana gelen olayın vehameti ve sonrasında süregelen tedavi aşamalarının zorluğu dikkate alınarak, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, katılan sanık … hakkında verilen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.04.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.