YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16622
KARAR NO : 2017/1280
KARAR TARİHİ : 21.02.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Müşteki : …
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Meydana gelen trafik kazasında yaralanan 2010 doğumlu …’ye CMK’nın 234/2. maddesi gereğince atanan zorunlu vekil, mağdur adına şikayetçi olup katılma talebinde bulunduğu ve hükmü temyiz etmediği, müşteki …’nin hükümden sonra kendi adına asaleten, mağdur adına velayeten tayin ettiği vekili aracılığı ile hükmü temyiz ettiği, müşteki Nur Yazici’nin, CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanığın kusurlu olduğuna, sanığın ise kusursuz olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın idaresindeki motosiklet ile gündüz vakti,meskun mahalde, 7 metre genişliğindeki iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay mahalli olan Kemer İzban İstasyonunun yanındaki otobüs durağına geldiğinde; yolun karşısına geçmek isteyen kaplama alanına giren ve yolun orta kısmına kadar gelen müşteki yaya … ve 2010 doğumlu mağdur yaya …’ye kullandığı motosikletin ön kısmıyla çarptığı, çarpma sonucu …’nin “BTM ile giderilemeyecek, hayatını tehlikeye sokacak organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak” biçimde Naz Yazıcı’nında “BTM ile giderilemeyecek” biçimde yaralandıkları, olayın oluş şekline ve olayın olduğu yere ilişkin her hangi bir tutanak, kroki, keşif ve tespit bulunmadan, yayanın ve motosikletin seyir istikameti, yaya geçidi veya ışıklı kontrollü geçiş alanı yahut yayaların girmesi yasak alan olup olmadığı, sanığın kusurunu tamamen kaldıran bir durumun söz konusu olup olmadığı gibi hususların tespiti için mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp, tarafların kusur durumu tereddütsüz şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, Mahkemece sadece tarafların beyanlarına istinaden dosya üzerinden soruşturma aşamasında alınan ve olaya ne şekilde uyduğu denetlenmeyen bilirkişi raporuna göre sanığın tali, müştekinin de asli kusurlu kabul edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine infazı kısıtlar biçimde “hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.