YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16920
KARAR NO : 2017/3062
KARAR TARİHİ : 11.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 1-Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1,50,52, 52/4, 53/6.maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanıklar … ve … hakkında; CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanık …’nun mahkumiyetine, sanıklar … ve …’un beraatine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 16:11 sıralarında, sanık sürücü … yönetimindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde, ışık kontrolllü dört yönlü kavşağın ve U dönüşü yapılamaz trafik işaret levhasının olduğu bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalli ışık kontrollü kavşakta kendisine yanan kırmızı ışıkta mahal şartlarının üzerinde hızlı bir şekilde kontrolsüzce giriş yaptığı sırada, karşı yol bölümünden gelip refüj aralığından yeşil ışıkta dönüş yapmak isteyen sanık sürücü … yönetimindeki otomobilin sağ ön yan kısımlarına çarptığı, bu çarpmanın etkisiyle kontrolsüz bir şekilde yolun sağ tarafına geçen sanık …’nun otomobilinin komple sağ kısımlarını kendisinden 1-2 saniye önce U dönüşü yapmakta olan sanık sürücü … yönetimindeki traktörün sol arka yan kısımlarına kavşaktan yaklaşık 11 metre sonra çarparak traktörün römorkunun sağ yanına devrilmesi ile sanık …’nun aracında yolcu olarak bulunan müteveffanın ölümü ile neticelenen olayda; sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, tayin olunan cezasından bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza tayini; katılanlar vekilinin temyizinin sadece … ve …’un beraatine ilişkin hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
I-Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Beraat eden ve kendisini ayrı ayrı vekille temsil ettiren sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, suç açısından sanıkların atfı kabil bir kusurları bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Meydana gelen kazada kusuru bulunmayan sanıkların CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraati yerine, aynı kanunun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 1. bendindeki “CMK’nın 223/2-a maddesi” ibaresinin “CMK’nın 223/2-c maddesi” şeklinde değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, yine sanığa hükmolunan adli para cezası taksitlendirilirken, taksit aralığı gösterilmeyerek infazda duraksamaya neden olunması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının (B) bendinin dördüncü fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine, “sanığa verilen hapis cezasının taksirli suç olduğu gözönüne alınarak kişiliği, pişmanlığı, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 50/4 maddesi delaletiyle aynı Kanunun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCKnın 52/3 maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının 910 gün olarak belirlenmesine,TCK’nın 52/2 maddesi gereğince hapis cezasının 1 günlüğü sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 20 TL den paraya çevrilerek sanığın 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına “ibaresinin yazılması, yine aynı bendin altıncı fıkrasındaki “24 eşit” kelimesinden önce gelmek üzere “aylık” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.