YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17043
KARAR NO : 2017/2213
KARAR TARİHİ : 21.03.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
04.01.2013 günü saat 08:15 sıralarında ölen sürücü …’ün yönetimindeki otomobil ile yerleşim yeri dışında, 6.8 metre genişliğinde, iki yönlü, düz, eğimsiz, kuru zeminli yolda Elbistan yönünden Doğan yönüne seyri sırasında geldiği olay yerinde, ön ilerisinde seyir halinde olan sanık … idaresindeki kamyonu sollayarak şeridine geçip ani fren yapması akabinde, kamyonun otomobile arkadan çarpması neticesinde sürücü …’ün vefatı, aracında bulunan Nevzat Balca’nın basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, …’ün ise orta derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık savunması, olay mahallindeki araçlara ait fren izleri, olaydan sonra araçların aldıkları konum ve tanık …’nin “Olay günü Elbistan’dan Doğan Kasabasına doğru …’ün kullanmış olduğu 46 D 0891 plakalı araç ile seyir halindeydik, araçta benim dışımda …’te vardı, ben aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturuyordum, kazaya karışan kamyonu 90 km hız ile solladık, kendi şeridimize geçtik, kendi şeridimizde bir süre yola devam ettikten sonra ne olduğunu bilmiyorum, ancak karşı şeritten gelen araçların sürekli bize selektör yaptıklarını hatırlıyorum, biz kendi şeridimize geçtikten bir süre sonra kamyon bize çarptı…” şeklindeki anlatımı dikkate alınarak, sanık sürücü …’ın idaresindeki kamyon ile seyir halindeyken kavşak mahalline de yaklaşmakta olduğu sırada yükü ve aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi gerektiği hususuna riayet etmediği, olay mahalline kendisini sollamakta olan otomobili ve karşı yön trafiğini dikkate alarak zamanında yavaşlaması ve otomobil ile arasında yeterli mesafeyi koruyacak şekilde seyrini devam ettirmesi gerekirken zamanında gerekli tedbire başvurmadığı ve yakın mesafede tekrar sağ şeride giren otomobile arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu, ölen sürücü Seyhan Öztürk’ün ise idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline yaklaştığında, kendi istikameti için mevcut sollama yasağına rağmen önünde seyreden sanık sürücü idaresindeki kamyonu sollamaya geçtiği, sollamaya geçtiği sırada karşı yön trafiğinin uygunluğunu yeterince kontrol etmediği, karşı yönden gelmekte olan araçların ışıklı ikazlarını görmesi üzerine sollamakta olduğu kamyonun hız ve mesafesini dikkate almadan yakın mesafede tekrar sağ şeride yöneldiği esnada da kamyonun çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu, bu yöndeki kusur oranını belirleyen Adli Tıp Kurumundan alınan raporların da dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan, sanık müdafiinin ise kusura, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkeme gerekçesinde “… Sanık … aşamalarda yapmış olduğu savunmasında, maktul sürücünün kusurlu olduğunu, sevk ve idaresindeki kamyonu sollamaya çalıştığını, sollamayı bitirmeden ani fren yaparak şeridine girdiğini kazanın bu sebeple meydana geldiği için kendisinin kusursuz olduğunu savunmuş ise de, kaza sonrası çekilen olay yeri görüntüleri incelendiğinde; otomobilin yan kısımlarında çarpma izinin olmadığı, kazanın sanığın iddia ettiği gibi meydana gelmesi halinde aracın sağ yan kısmında darbe izinin olması gerektiği, katılan beyanları ve beyanına itibar edilen tanık beyanlarının da sollamanın bitiğini belirttikleri, olay yeri görüntüleri incelendiğinde fren izinin sadece sağ şeritte olduğu, müteveffa Serhan’ın dosyaya tam olarak yansımayan bir sebeple ani fren yapması, sanık …’ın idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken yükü ve aracının teknik özelliklerini de dikkate almayarak yüksek hızda seyretmesi, olay mahalli öncesi kendisini sollamış ve şeridine girip seyrine bir süre devam etmiş bulunan otomobil ile arasında gerekli-yeterli takip mesafesini korumadığı ve olay mahallinde kontrolsüz biçimde yaklaştığı otomobile arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle asli kusurlu olduğu, diğer sürücü …’ün ise bilinmeyen bir nedenle yavaşladığı tespit edilmekle bu kişinin de dava konusu kazada tali kusurlu olduğu sonucuna varılmış…” denilerek, kusur gerekçelendirmesi ile buna göre tayin edilen ceza miktarının oluşa ve dosya kapsamı ile uyumlu olmasına karşılık, hükmün gerekçe kısmında, kusur oranın yanlış tayin edilmesi suretiyle hükümde karışıklık yaratılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün gerekçesinde yer alan “ …olay mahalli öncesi kendisini sollamış ve şeridine girip seyrine bir süre devam etmiş bulunan otomobil ile arasında gerekli-yeterli takip mesafesini korumadığı ve olay mahallinde kontrolsüz biçimde yaklaştığı otomobile arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle asli kusurlu olduğu, diğer sürücü …’ün ise bilinmeyen bir nedenle yavaşladığı tespit edilmekle bu kişinin de dava konusu kazada tali kusurlu olduğu” kısmının çıkarılarak yerine “…olay mahalli öncesi kendisini sollamış ve şeridine girip seyrine bir süre devam etmiş bulunan otomobil ile arasında gerekli-yeterli takip mesafesini korumadığı ve olay mahallinde kontrolsüz biçimde yaklaştığı otomobile arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle tali kusurlu olduğu, diğer sürücü …’ün ise bilinmeyen bir nedenle yavaşladığı tespit edilmekle bu kişinin de dava konusu kazada asli kusurlu olduğu” ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.