Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/17126 E. 2017/2899 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17126
KARAR NO : 2017/2899
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Dosyada mevcut Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu’nun 03.01.2014 tarihli raporunda; “ Dr. Özçelik tarafından hastanın koluna daha önce konulmuş olan alçıyı çıkarıp oluşan kırık yönünden değerlendirme yapmamasının tıbbi eksiklik olarak nitelendirildiği, ancak kırık fark edildikten sonra ilgili hekim tarafından hastanın gereken tedavi, takip ve konsültasyonlarının yapılmış olduğu, oluşan humerus lateral kondilindeki kırık geç teşhis edilmiş olmakla birlikte, bu tür kırıklarda tedavi gecikmesine bağlı oluşabilecek “cubitus valgus deformitesi, eklem hareket kısıtlılığı, sinir lezyonu” gibi istenmeyen durumların ortaya çıkmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla kırığın herhangi bir sekel bırakmadan iyileşmiş olduğu, teşhisteki gecikme sonucu küçüğün kolunda kalıcı bir fonksiyonel kısıtlılık gelişmediğinin” bildirilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 257/2. maddesindeki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu TCK 89/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Sanık hakkında bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilmesi gerektiği, “sanığın çok iyi olan ekonomik durumu” gerekçe gösterilerek hapis cezasının günlüğü 100 TL’den hesabı ile fazla ceza verilmesi,
2- Katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 1.500 TL olduğu gözetilmeksizin, 750.-TL şeklinde eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi akabinde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infazı kısıtlar biçimde ”taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.