Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/173 E. 2015/16912 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/173
KARAR NO : 2015/16912
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; 1. derece doğal sit alanı ile …Tabiat Parkı içerisinde yer alıp,…Koruma Bölge Kurulu’nun 26/01/2007 tarih ve 2123 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen taşınmaza ilişkin rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin, aynı Kurul’un 19/03/2010 tarih ve 5551 sayılı kararı ile onaylandığı, gerek taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde “korunması gerekli kültür varlığı” şerhinin olması, gerekse taşınmaz üzerinde yapılacak uygulamalar için belirli bir prosedür dahilinde hareket edilmesi karşısında, sanığın, bölgenin ve maliki olduğu taşınmazın niteliğini bildiği hususunda tereddüt bulunmadığı, bu bakımdan, “6498 sayılı Kanun değişikliğine göre tescil kararı sanığa tebliğ edilmediğinden suçun unsurlarının oluşmadığı” şeklindeki gerekçede isabet görülmediği, ancak, sanığın onaylı projeye aykırı şekilde inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirdiği iddiasına ilişkin olarak, … Bölge Kurulu’nun 20/01/2012 tarih ve 382 sayılı kararı ile, kuruldan izinsiz yapılan uygulamalar kaldırılıp, taşınmazın, 19/03/2010 tarih ve 5551 sayılı karar ile onaylı restorasyon projesine uygun hale getirildiğinin belirlendiği, olay yerindeki keşiften sonra düzenlenen 26/03/2012 tarihli bilirkişi raporunda da, suça konu taşınmazın mevcut durumunun, onaylı projeye uygun olduğunun belirtildiği, dolayısıyla, atılı suçun manevi unsuru oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesinin netice itibariyle isabetli olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.