Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/243 E. 2015/15201 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/243
KARAR NO : 2015/15201
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

Tebliğname no : 12 – 2014/406952
Mahkemesi : Develi Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 19/02/2014
Numarası : 2013/66 – 2014/31
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü, idaresindeki araç ile meskun mahal dışında, iki yönlü yolda seyrine göre sola eğimli viraja girdiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönde benzini bittiği için kendi şeridinin ortasında park halinde bulunan aracın sol yanında bu araca yakıt doldurmakta olan katılan yayalara çarparak yaralanmalarına neden olduğu olaydan sonra olay yerinde tutulan trafik kazası tespit tutanağında; sanığa ait aracın çarpma noktasından geriye doğru 17,30 metre fren izi ile sola yöneldiği ve aracın çarpma noktasından 56,50 metre sonra durduğu ve kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, yine mahkemece mahalinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 25/10/2013 tarihli bilirkişi raporunda ”Şeride Tecavüz Etme” ve ”Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama” kuralını ihlal eden sanığın asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında, olay yeri krokisi, tutanağı ve raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın asli kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken bu raporlara neden itibar edilmediği de açıklanmadan sanığın aracında yolcu olarak bulunan iki görgü tanığının, zorunlu nedenlerle karşı yönde yola park etmiş vaziyette bulunan iki adet aracın arka kısmından gelen plakasını hatırlamadıkları başka bir aracın aniden kendi şeritlerine geçmesi sonucu sanığın katılanların olduğu şeride doğru ani manevra yaptığına ilişkin beyanları ile sanığın savunmasına itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.