YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2528
KARAR NO : 2015/18247
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde,… Varlıklarını Koruma Kurulunun 14/12/1994 tarih ve 4448 sayılı kararı ile … Yarımadası … Parkı sınırları içerisinde bulunan, 1. derece doğal sit alanı olarak tescilli … Köyü, 126 sayılı parselde bulunan ve tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı olup sanık …’ın kullanımında olan arazide, orman muhafaza memurlarının yaptığı denetimde, 6500 metrekarelik alanda izinsiz pamuk ekiminin yapılmış olduğunun tespit edildiği ve 21.09.2011 tarihli tespit varakasının düzenlendiği, yapılan tespitler üzerine davaya konu izinsiz uygulamaları yapan sanık … hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, sanığın davaya konu yer için ecri misil bedeli ödediği ve bu nedenle suç kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek, sanığın beraatine karar verilmiş ise de; ecri misil bedeli ödenmesinin başlı başına sit alanı üzerinde kullanım hakkı sağlamadığı, ecri misil bedelinin Hazineye ait bir arazinin izinle veya izinsiz kullanımı karşılığında alınan bir bedel olduğu, sit alanlarında fiziki ve inşai müdahale niteliğinde uygulamalar için ilgili Koruma Bölge Kurullarından izin alınmasının zorunlu olduğu, sanığın verdiği ifadelerinde arazinin Maliye Hazinesine ait olduğunu bildiğini beyan ettiği, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun yukarıda açıklandığı üzere, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin tek yapı ölçeğindeki kültür veya tabiat varlığı olmadığı, davaya konu yerin 1. derece doğal sit alanı ilan edilmiş bölge içerisinde yer aldığı, davaya konu izinsiz uygulamaların fiziki müdahale kapsamında olduğu, bölgenin sit alanı olmasının yanında ayrıca milli park olması, milli park olarak kabul edilmesine esas olan Bakanlar Kurulu Kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmesi ve buna ilişkin 30.06.2003 tarihli tutanağın dosya kapsamında bulunması karşısında, izinsiz uygulamaların yapıldığı bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığının sanık tarafından bilindiğinin kabul edilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle eylemleri sabit olan sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/b. maddesinde düzenlenen suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.