Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/2740 E. 2015/18065 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2740
KARAR NO : 2015/18065
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi

Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Hüküm duruşmasında hazır bulunduğu anlaşılan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığına yazılmamış olması ve ”28/02/2013” olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığına ”27/05/2010” olarak yazılmış olması, mahallinde ilavesi ve düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği ve yanlışlığı olarak kabul edilmiş ve davacının tazminat talebinin dayanağı olan … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarih, 2011/280 esas, 2012/384 karar sayılı beraat hükmüne yönelik olarak mahalli Cumhuriyet savcılığınca 30.03.2012 tarihinde görüldü işlemi yapılarak, hükmün 17/04/2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve ceza dava dosyasında hükmün leh veya aleyhe temyiz edildiğine dair kayda rastlanılmaması karşısında, dayanak hükmün 25.04.2012 tarihinde kesinleşmiş sayılacağının kabulü gerekeceği ve tazminat davasının bu tarihten itibaren, 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen ‘’karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” şeklindeki yasal düzenlemeye uygun olarak 28/02/2013 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla davacı lehine hak ve nasafet ilkelerine uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; davalı hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere; davanın tamamen reddi halinde davalı hazine yararına vekalet ücretine hükmolunacağının belirtilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,

İsabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Davalı hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre, karar tarihinde geçerli olan ”2.640” TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.