Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/3921 E. 2015/18144 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3921
KARAR NO : 2015/18144
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/276212
Mahkemesi : Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 20/05/2014
Numarası : 2014/115 – 2014/182

Davacı vekilinin 03.01.2006 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin, 1998/100 Esas – 2002/72 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) zimmet suçundan tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 17.05.2005 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 03.01.2006 tarihinde işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, gözaltı tarihi olan 18.10.1996 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, mahkemenin 2012/49 Esas -2012/420 Karar sayılı ve 27.11.2012 tarihli ilk kararına yönelik Dairemizin 2013/28062 Esas – 2014/325 Karar sayılı ve 14.01.2014 tarihli bozma ilamına, mahkemece bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sırasında ve 20.05.2014 tarihli celsede uyulmasına karar verilmişse de, 192 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayıp yine de fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.