Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/3996 E. 2015/9304 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3996
KARAR NO : 2015/9304
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanık hakkındaki davanın şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Avukat olan katılan…, bir uyuşmazlıkla ilgili olarak, meslektaşları … ile beraber sanık .. kardeşi .. vekilliğini üstlendiği, bir müddet sonra, vekalet ücretini bizzat katılana teslim etmesine rağmen bu hususun katılan tarafından inkar edildiğini iddia eden sanığın, vekalet ücretinin ödenip ödenmediğine ilişkin katılanla aralarında geçen konuşmaları gizlice kaydettiği iddiasına konu olayda,
İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın kardeşi …davacı ve katılanın meslektaşı olan Av. … davalı sıfatını taşıdığı… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/54 esasına kayıtlı menfi tespit davasının 13.07.2011 tarihli duruşmasında alınan ara karar uyarınca şikayete konu ses kaydının davacı vekilince 25.07.2011 hakim havale tarihli dilekçedeki, “1- Sayın mahkemeye sunduğumuz telefon kartı, Av. … bürosuna 3.500 TL- vekalet ücretini götüren müvekkilimin kardeşi … ait … numaralı telefona aittir. 2- Görüşme yapılan karşı taraftaki kişi, 3.500 TL- vekalet ücretinin teslim edildiği Av… ve telefon numarası… 3- Telefonda görüşen kişi, …. İlk ses kaydı 15.03.2011 Salı gününe aittir. Arama saati 20.19’dur. 13 dakika 45 saniye sürmüştür. Bu görüşmede Av… alınan parayı kabul etmektedir. 4- İkinci görüşme yine .. tarafından ve aynı gün saat:20.38 de yapılmıştır. Bu görüşme de 2 dakika sürmüştür. Bu ikinci görüşmede Av. .. aldığı parayı inkar ediyor. Telefon kartında başkaca ses kaydı yoktur. Hafıza menüsünden ses kaydına girildiğinde kayıtların arka arkaya olduğu görülecektir. Sayın mahkemeye saygı ile sunulur.” şeklinde özetlenen açıklamalarla beraber dosyaya sunulduğu ve 22.11.2011 tarihli duruşmada cep telefonu ses kayıtlarının hukuka uygun olarak elde edilmiş delil niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekiline iadesine karar verildiği,
Daha sonra, katılan vekilinin, şikayet konusu fiil ve failinin 24.02.2012 tarihinde öğrenildiğini beyanla 28.05.2012 havale tarihli şikayet dilekçesine istinaden … Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında adli soruşturma başlatıldığı,
Sanık hakkındaki adli soruşturma kapsamında vekili huzurunda ifadesi alınan katılanın ise, soruşturma evresindeki 19.09.2012 tarihli beyanında, “…Benimle… isimli şahıs 2 kere konuşmuştur. Bu konuşmalarımızı benim bilgim ve rızam olmaksızın bir şekilde kayıt altına almıştır, benim bundan haberim şüpheli .. ile ilgili, kendisi tarafından açılmış bir dava sırasında, …mahkemeye sunması sebebiyle olmuştur. Mahkemede bir çözüm yapılmamıştır, mahkeme hukuka aykırı delil olarak kabul etmiştir, ben de içeriğini bilmiyorum. Ancak kendi beyanlarına göre aramzıdaki özel konuşma, para alış veriş ilişkimiz kayıt altına alınmış…”; kovuşturma evresinde 01.10.2013 tarihli duruşmadaki beyanında, “Ben bu konuda hazırlık aşamasında beyanda bulunmuştum, o beyanlarımı tekrar ederim…” şeklinde açıklamalarda bulunduğu nazara alındığında,
Şikayet konusu fiil ve failini, kendi beyanlarına göre, 25.07.2011 ya da en geç 22.11.2011 tarihinde öğrenen katılanın, TCK’nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 28.05.2012 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunduğu, dosya içeriği itibariyle de, CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı anlaşılmakla, şikayet yokluğu nedeniyle TCK’nın 73/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince verilen düşme kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin şikayetin süresinde olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.