YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4336
KARAR NO : 2016/4208
KARAR TARİHİ : 16.03.2016
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacı vekilinin 06.03.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, ancak;
Davacının, hakkında yapılan soruşturma sırasında üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle tutuklandığı ve kanuna uygun olarak 162 gün süreyle tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldığı, tazminat istemine konu olan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2012 tarihli 2011/242 Esas- 2012/78 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedeniyle beraat hükmü verildiği, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu nedeniyle ise yargılama sonucunda eylemin vasıf değiştirerek “15 yaşından büyük mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkiye girmek” suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşıldığından, davacının tutuklanmasına konu olan suçla ile ilgili olarak beraatine hükmedilmesi nedeniyle CMK’nın 141. ve devamı maddelerinde aranan tazminat davası şartlarının gerçekleştiği, davacının beraatine hükmedilen suç nedeniyle haksız yere tutuklu kaldığı ve bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.