YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/50
KARAR NO : 2015/12116
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
Ağır Ceza Mahkemesi
Hüküm : 2.658 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılına ait Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 3.000 TL’nin maktu vekalet ücreti olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, önceki yıla ait maktu vekalet ücreti olan 2.640 TL’nin ödenmesine karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 23.12.2013 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan Sgk hizmet bilgisi evrakı içeriğine göre; davacının çalıştığı işyerinden aldığı ücrette tutuklu kalması nedeniyle herhangi bir kesinti yapılmadığının belirtilmiş olduğu dikkate alındığında, bu hususun araştırılarak davacının gelir kaybının bulunup bulunmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
3- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.