Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/5657 E. 2015/11329 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5657
KARAR NO : 2015/11329
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3, 50/3, 52/2-4, 50/6, 58/6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının sulh ceza mahkemelerinin kapatıldığı gözetilmeden hüküm kurulmasından dolayı kararın yok hükmünde olduğuna, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2. maddesi” yerine, “TCK.nun 179/3. maddesi” şeklinde gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan kayden 01.08.1974 doğumlu sanık hakkında hükmedilen ceza 3 ay hapis cezası olduğu ve sanık 18 yaşını doldurup, 65 yaşını bitirmediği halde, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 50/3. maddesine yer verilmesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3- TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, infazı kısıtlayacak şekilde kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde TCK’nın 50/6. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının tamamen infaz edileceğinin ihtarına karar verilmesi,
4- TCK’nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının öngörüldüğü, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenlemenin bulunmadığı, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanun’un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1 numaralı paragrafındaki, “TCK.nun 179/3. maddesi” ibaresinin, “TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2. maddesi”, hükmün 3 numaralı paragrafındaki, “TCK.nun 50/3. maddesi gereğince mahküm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi zorunlu olduğundan, aynı maddenin birinci fıkrası” ibaresinin, “TCK’nın 50/1-a maddesi” şeklinde değiştirilmesi, hükmün 3 numaralı paragrafındaki, “1.800,00 TL” ibaresinden önce hükme “90 gün karşılığı” ibaresinin ilave edilmesi, hükmün 4 numaralı paragrafının sonuna, “Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa bildirilmesine,” ibaresinin eklenmesi, hükmün 5, 7 ve 8 numaralı paragraflarının hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.