YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7250
KARAR NO : 2015/10208
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
Asliye Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından sanık ..’ın, 5 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezasından çevrili 150 gün hapis cezasının içtimasına ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin 09/10/2013 tarihli ve 2003/207 değişik iş sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri ile cezasının infazına karar verilmesi talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine ilişkin İnfaz Hakimliğinin 20/12/2013 tarihli ve 2013/500 değişik iş sayılı kararı sonrasında, hükümlünün Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarihli ve 2013/59 esas, 2013/184 sayılı kararı ile verilen 4 ay hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumuna alınmasını müteakip, hükümlüye Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2013 tarihli ve 2013/59 esas, 2013/273 sayılı kararı ile verilen 5 ay hapis cezası, Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2011/338 esas, 2012/503 sayılı kararı ile verilen 3.000,00 Türk lirasından çevrili 150 gün hapis cezası, Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarihli ve 2013/59 esas, 2013/184 sayılı kararı ile verilen 4 ay hapis cezasının içtima edilmesine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığının içtima talebinin reddine dair Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2014 tarihli ve 2014/73 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2014 tarihli ve 2014/62 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11/02/2013 ve 2013/856-1220 sayılı kararında hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri ile infazı devam ederken başka kesinleşmiş mahkumiyetlerinin gelmesi halinde mahkumiyetlere konu cezalarla ilgili toplama kararı alınması ve sonuca göre 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin uygulanma koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 90/4.maddesinde yeralan “Başka bir mahkûmiyet kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün kaydı kapatılarak, 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinin uygulanabilmesi yönünden toplama kararı alınması ve müteakip infaz işlemlerinin buna göre yapılması amacıyla dosya hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına iletilir.” şeklindeki düzenleme de nazara alındığında, hükümlünün 5 ay hapis cezası, 4 ay hapis cezası ile 150 gün hapis cezasının toplamı üzerinden denetimli serbestlik tedbiri ile infaz koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, aksi uygulamanın hükümlünün aynı suç nedeniyle birden fazla denetimli serbestlik tedbiri ile infaz kurumundan istifade etmesi gibi bir sonuca yol açacağı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şeklinde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06/06/2014 gün ve 94660652-105-19-3286-2014/11459/39326 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2014 gün ve 2014/223939 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dairemizce yapılan inceleme sonunda 22.10.2014 tarihinde “Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 2013/(Bşk-213)-2013/219 sayı, 27/12/2013 tarihli kararı ile Kanun Yararına Bozma isteminin kapsamı ve talebin niteliğine göre, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 24/01/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Kararının “Yargıtay Ceza Dairelerinin İşbölümüne ilişkin Ortak Hükümler” kısmının 1. maddesi, Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE,” karar verilmiş;
Akabinde Yargıtay 7. Ceza Dairesi de 18/02/2015 tarihinde “2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen Geçici 14. maddesi ile 22.01.2015 tarih ve 29244 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinden itibaren 10 gün sonra yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümüne ilişkin 19.01.2015 tarih ve 8 sayılı kararı gereğince bu dava dosyasının Yargıtay 19. Ceza Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE” karar vermiş;
Dosya kendisine gönderilen yargıtay 19. Ceza Dairesi de 09.05.2015 tarihli ilamıyla “Somut olayda; hükümlü hakkında hükmolunan ceza, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olup, bu cezanın infaz sırasında uygulanan ve temel yasa özellikleri taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, özel ceza yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, Kanun Yararına Bozma istemine konu hükmün konusuna ve Yargıtay Kanununun değişik 14.fıkrası ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 19.01.2015 ve 2015/8 sayılı kararına göre, işin incelenmesi Yargıtay Yüksek 12. Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan” bahisle görevsizlikle dosyayı tekrar Dairemize göndermiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Daha önce görevsizlik kararı veren Dairemiz ile Yargıtay 19. Ceza Dairesi arasında görev uyuşmazlığı oluşması karşısında, uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerekirken, dosya Dairemize gönderilmiş olup, görev uyuşmazlığının çözülmesi amacıyla dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 09.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.